MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1487 E., 2023/1849 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarının kaldırılması suretiyle sanıkların mahkûmiyeti, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2023/373 Esas, 2023/684 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği beraatlerine karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 13.12.2023 tarihli ve 2023/1487 Esas, 2023/1849 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerinin kaldırılarak sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18, 4/2 ve 3/23. maddeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1., 51/1 ve 52/2. maddeleri gereği erteli 1 yıl 10... gün hapis cezası ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Katılan Vekilinin Temyiz İsteği;
Suça konu içkileri ticari maksatla bulundurduğu sabit olan sanıkların bir daha suç işlemeyeceğine yönelik kanaat oluştuğu, belirtilen kanaatin haklı bir maddi dayanağı bulunmadığı gözetilerek ertelemeye ilişkin yasa hükmünün somut olayda uygulanmaması gerekirken, sanıklar hakkında verilen hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmesinin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olması nedeniyle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanıklar Müdafiin Temyiz İsteği;
Sanıkların ticari maksatla şarap üretimi yaptıklarına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil ile tanık beyanının mevcut olmadığına, iki grup bidon içerisindeki üzüm sularının birbirinden bağımsız ele alınması halinde elde edilebilecek şarap miktarının yasada öngörülen 350 litrenin altında kalacağına, sanıkların üzerlerine atılı suçun manevi unsurunu teşkil eden kast unsurunun somut olayda mevcut bulunmadığına, haklarında verilen mahkûmiyet hükümlerinin ayrı ayrı bozulmasına ve sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafi ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafi ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 13.12.2023 tarihli ve 2023/1487
Esas, 2023/1849 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerin sanıklar hakkındaki (A), (B) ve (C) fıkralarında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesinin uygulandığı bentlerden sonra gelmek üzere "24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-(a),(b),(c),(d) maddelerinin tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında anılan Kanun'un 53/1-(c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanıkların sadece kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına 53/1-e bendindeki hak yoksunluğunun uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bayındır Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2026 tarihinde karar verildi.