MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/2064 E., 2024/410 K.
SUÇ: Firar
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihinde başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunan sanığın, duruşmaya SEGBİS vasıtası ile katılımının sağlandığı ve yüzüne karşı tefhim olunan hükme yönelik yasa yollarına başvurma hakkı hatırlatılırken 15 günlük temyiz süresinin tefhim tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi gerekirken "kararın tebliğ tarihinden itibaren" denilmek suretiyle sanığın yanıltıldığının anlaşılması karşısında, gerekçeli kararın 19.03.2024 tarihinde sanığa tebliği üzerine hükmü 27.03.2024 tarihinde temyiz eden sanık müdafiin temyiz isteminin 291/1. maddesi gereği süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2021/104 Esas, 2022/513 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de, ...Devlet Hastanesinin 24.02.2022 tarihli sağlık kurulu raporu ile suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığına dair kesin bir kanaat oluşturulamaması karşısında, sanığın suç temadi tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığı hususunun şüpheli kaldığı, bu hususun sanığın lehine değerlendirildiği belirtilerek
atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 07.03.2024 tarihli ve 2023/2064 Esas, 2024/410 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak sanığın 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiin temyiz isteği; sanığın askerlik yapmaya elverişli olmadığından hakkında beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesinin yerinde ve doğru olmadığına, lehe olan kanun maddelerinin uygulanmamasının isabetli olmadığına ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince yürütülen yargılama sırasında ...Devlet Hastanesince düzenlenen 24.02.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda "Kişinin ilgili tarihlerde askerliğe elverişli olup olmadığına dair kesin bir kanaat oluşturulamadığı belirtilerek TSK Yönetmeliğine tabi bir üst kurumda değerlendirilmesinin uygun olduğu" kararı verildiği, bunun üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 13.03.2023 tarihli tevdii kararı sonrası Sağlık Bakanlığının "Üst kurum olarak Ek'li listede yer alan Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile Şehir Hastanelerinden birine yönlendirmesinin yapılabileceği" yönündeki 07.06.2023 tarihli yazısı da dikkate alınarak sanığın listede yer alan İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesine yönlendirildiği, anılan Hastanece düzenlenen 10.11.2023 tarihli ve 4663 sayılı sağlık kurulu raporu ile bilâ tarihli adli raporla "ağır davranış patolojileri ile seyreden antisosyal kişilik bozukluğu" tanısıyla sanık hakkında "askerliğe elverişli değildir, askerliğe elverişsizlik hali suç tarihleri olan (11.09.2016-28.12.2017) kapsamaz. 5237 sayılı Kanun'un 32/1 ve 32/2. maddelerinden yararlanması uygun değildir" kararı verildiği, rapora göre sanığın ruhsal muayenesinin yapılarak hakkındaki adli sicil kaydının, birlik komutanınca düzenlenen vaka kanat raporunun ve öyküsünün tek tek değerlendirildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, bu itibarla sanığın askerliğe elverişliliği ve ceza ehliyeti hususunda doğan şüphelerin 10.11.2023 tarihli sağlık kurulu raporu ve adli raporuyla dosya içeriğine uygun şekilde ortadan kaldırıldığı anlaşıldığından tebliğnamede yer alan düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin ve sanığın 28.12.2017 tarihinde ile 12.01.2020-13.01.2020 tarihlerinde gözaltında geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca verilen ceza süresinden mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 11.09.2016 tarihinde gönderildiği çarşı izninden aynı gün saat 17:00'a kadar dönerek birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bu halini devam ettirdiği sırada 28.12.2017 tarihinde Gimat Otel'de polis ekiplerince yapılan GBT sorgulamasında yakalanarak aynı gün Keçiören Askerlik Şubesi Başkanlığına teslim ile birliğine sevkinin sağlandığı olayda;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, hükmolunan ceza miktarı, suç tarihleri ve atılı suçun sırf askerî suç olduğu gözetildiğinde sanık lehine erteleme, seçenek tedbirlere çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasında kanuni imkansızlık bulunduğu anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 07.03.2024 tarihli ve 2023/2064 Esas, 2024/410 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 51. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27 .03.2025 tarihinde karar verildi.