MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/575 E., 2024/1134 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A.İlk Derece
İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2023 tarihli ve 2023/687 Esas, 2023/927 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5, 3/23. maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 50/1-a, 52/2 ve 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddeleri gereği sanığın hapisten çevrili 3.740,00 TL ve doğrudan verilen 1.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
B.İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2024/575 Esas, 2024/1134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın suça konu eşyaları kaçak olduğunu bilerek aldığına, daha önce üzerine kayıtlı telefon olup olmadığının araştırılmadığına, kendisine ve eşine satın aldığına ilişkin beyanlarının kabulünün mümkün olmadığına, miktar olarak bakıldığında da ticaretin içinde olan bir şahsın söz konusu ürünleri faturasız olarak alması ile nereden aldığına ilişkin net bir cevap verememesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, savunmalarının suçta kurtulmaya yönelik olduğuna ve hükmün bozulmasına ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
İddianamede müsaderesi talep edilen suça konu kaçak cep telefonları hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre; sanığın suça konu eşyaları ticari amaçla bulundurduğuna dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin kararında, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2026 tarihinde karar verildi.