MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1146 E., 2024/1402 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine ve suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A.İlk Derece
Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2024 tarihli ve 2023/490 Esas, 2024/123 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/23. maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2, 53. maddeleri gereği sanığın 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
B.İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 19.04.2024 tarihli ve 2024/1146 Esas, 2024/1402 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine ve 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi
Kaçakçılığa ilişkin söz konusu olayda verilen beraat kararı kaçakçılık suçlarına eğilimin yoğun olduğu bölgede ceza ve caydırıcılık eksenli suç önleme etkisini de bertaraf etmekle birlikte devletin vergi kaybına ve haksız rekabete yol açtığından, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun gereğince hüküm kurulması gerekirken; yeterince araştırma ve inceleme yapılmadan beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Sanık Müdafiin Temyiz İstemi
İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiş olmasına rağmen, sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; Bulgaristan ülkesine giden yolcu minibüslerindeki bazı yolcuların gümrükten yasal sınırlar üzerinde içki getirdikleri bilgisinin alınması üzerine kolluk görevlileri tarafından yapılan çalışmalar kapsamında, suç tarihinde... plakalı midibüsün Edirne istikametinden gelerek ilçe merkezine seyir hâlinde olduğunun görüldüğü ve midibüsten inen yolcuların kontrol edilmesi amacıyla midibüsün arkadan takip edilmeye başlandığı, midibüsün durması üzerine araçtan inen sanığın elindeki poşetler ile valizlerde ... kaçağı içki olabileceği değerlendirildiğinden yanına gidildiği ve içlerinde ne olduğunun sorulduğu, sanığın, Bulgaristan ülkesinden aldığı içkiler olduğunu beyan ederek poşetler ile valizleri kendi rızası ile açtığı ve içkilerin yapılan tasnifinde 20 şişe içerisinde toplam 24,5 litre kaçak içkinin ele geçirildiği olayda; sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, Dairemiz uygulamalarına göre ele geçen 24,5 litre kaçak içkinin miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğu ve kişisel kullanım miktarının üzerinde bulunduğu cihetle;
Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2025 tarihli ve 2024/7-324 Esas, 2025/203 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suç delili, müsaderesi gerekecek eşya ya da kazanç kapsamında değerlendirilmesi hususunda makul şüphe duyulan kaçak içkilerin, sanığın eşyası niteliğinde bulunan ve aksi ispat edilemeyen tutanağa göre içerisinde ne olduğu görülmeyen poşet ve valizler içerisinde arama kararına dayanılmaksızın elde edilmesinin mümkün olmaması ve bu hâliyle sanığın söz konusu poşet ve valizlerin kontrolüne yönelik özgür iradesine dayanan rızasından da bahsedilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, sanığın üstü ve eşyasına yönelik arama yapılmasına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 116. ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun verilmiş bir adlî arama emri/kararı olmadan suçun delili ve konusunu oluşturan kaçak içkilere el konulmasına yönelik yapılan işlemlerde hukuka uygunluk görülmediğinden iş bu delilin, Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan emredici düzenleme gereğince hükme esas alınamayacağı gözetilerek, bu gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile verilen beraat kararının neticesi itibarıyla doğru olduğu anlaşıldığından ve Bölge Adliye Mahkemesinin sanık lehine vekâlet ücreti tayinine yer olmadığına ilişkin gerekçesi isabetli bulunduğundan, katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanığın ödediği kamu zararının iade edilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde iadesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, sanık hakkında kurulan beraat hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün; "Sanık tarafından kamu zararının giderimi için ödenen 6.641,61 TL'nin sanığa iadesine," şeklindeki (5) numaralı fıkrasının hükümden çıkartılması suretiyle Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2026 tarihinde karar verildi.