MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/495 E. 2023/537 K.
SUÇ: Emre itaatsizlikte ısrar
İNCELEME KONUSU
KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2023 tarihli ve 2023/495 Esas, 2023/537 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan, hükmün açıklanması suretiyle 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 87/1 maddesinin birinci cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62/1 ile 53/1-2-3 maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 03.01.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve 94660652-105-25-11505-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/113145 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/113145 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamında bulunan sanığa ait adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki emredici düzenleme uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İnceleme konusu dava dosyasında sosyal medya üzerinden paylaşım/paylaşımlar yapılmasının yasak olduğuna ilişkin herhangi bir emrin bulunmadığı, sadece sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar konulu 05.03.2018 tarihli emrin sanığa tebliğine ait 07.03.2018 tarihli tebellüğ belgesinin bulunduğu gözetilerek; "sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar" konulu 05.03.2018 tarihli emrin araştırılarak varsa dosyaya ithal edilmesi, yoksa suç tarihinden önce askeri birliğe ait, birlik içinde çekilmiş fotoğrafların sosyal paylaşım sitelerinde (sosyal medyada) paylaşılmasının yasak olduğuna dair yayımlanmış ve sanığa tebliğ edilmiş bir emir bulunup bulunmadığı tespit edilerek akabinde atılı suçun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığı hususu değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken, tebellüğ belgesine istinaden eksik inceleme ile hüküm kurulması Kanun'a aykırı bulunmuştur.
İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.