MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/985 D.iş
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık hakkında 29.06.2012 tarihli iddianame ile 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılamasında İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2012 tarihli ve 2012/800 Esas, 2012/1610 Karar sayılı kararı ile sanığın 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyetine, mükerrirliğe, eşya ve nakil aracının müsaderesine ilişkin hükmün Dairemizin 14.09.2015 tarihli düzeltilerek onama kararı ile kesinleştiği,
Mahkemece 08.08.2023 tarihli ek karar ile sanığın 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan tekerrüre esas ilamı yönüyle infazın durdurulması kararı verilmesi nedeniyle işbu dosyada infazda tereddüt oluştuğundan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair kararın hükümden
çıkartılmasına karar verildiği,
27.11.2023 tarihli ek karar ile sanığın adli sicil kaydında bulunan ve uyarlama yargılaması da yapılmış olan 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyetine dair kararın tekerrüre esas olduğunun kabulü ile cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, sanık müdafiin anılan ek karara yönelik itirazı üzerine inceleme konusu kararın verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.10.2024 tarihli ve 94660652-105-35-2759-2024-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108474 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108474 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2021 tarihli ve 2017/17-940 esas, 2021/472 sayılı kararında yer alan, "...Uyarlama yargılaması, ister 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesine, isterse 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesine göre yapılsın, yargılama sonucunda verilen karar esas itibarıyla infazı ilgilendiren ve etkileyen bir karar niteliğindedir... Uyarlama yargılaması, hakkında kesinleşmiş ve infaz yeteneği bulunan bir hüküm verilmiş kişiler için söz konusudur. Bu nedenle uyarlama yargılamasında kazanılmış hak sadece kesinleşen ceza miktarıyla sınırlı olup hükümlüler hakkında aleyhe sonucu değiştirmeme ya da uygulamadaki adıyla kazanılmış hak ilkesinin uygulanması yasal düzenlemeler karşısında mümkün görünmemektedir..." şeklindeki ve
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10/10/2022 tarihli ve 2022/8349 esas, 2022/7779 karar sayılı ilamında yer alan "...Tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün uyarlama yargılaması sonucunda yine hükümlü hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle tekerrüre esas olma koşulu ortadan kalkmadığından, karardan tekerrür hükümlerinin çıkarılması talebinin reddine ilişkin ek karara yönelik itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiğine dayanan kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Sanığın adli sicil kaydına göre, uyarlama yargılaması sonucu verilen İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023//105 esas, 2023/375 sayılı kararının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. "
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Dairemizde incelenerek düzeltilerek onanma suretiyle kesinleşen hükümde tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının tespiti için UYAP kayıtlarının incelenmesinde, İzmir 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/379 Esas sayılı dosyasında derdest olduğu, uyarlama yargılaması sonucuna göre tekerrüre esas alınıp alınmayacağının infazda gözetilmesi yerine, dosyadan el çektikten sonra adli sicil kaydında yer alan başka bir hükmün tekerrüre esas alınmasına dair ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.