MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1491 E., 2024/3362 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A.Bozma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.12.2023 tarihli ve 2022/11182 Esas, 2023/11108 Karar sayılı kararı ile "1.Sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan adlî sicil kaydında bulunan sabıkası nedeniyle anılan Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanamadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için yatırılan tutarın tamamen iadesine karar verilen hükümde, bahse konu bedelin kamu zararı mahsup edilerek iadesine karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna dair katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin kabulü ile temyiz sebebi doğrultusunda etkin pişmanlık bedelinin kamu zararı mahsup edilmeden iadesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz." hükmü gereği sanığın adlî sicil kaydında bulunan Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2011/990 Esas, 2012/2874 Karar sayılı ilâmı ile 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen cezanın tekerrüre esas teşkil ettiği gerekçesiyle anılan Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmamasına karar verilmiş ise de, adlî sicil kaydındaki dava dosyası Uyap üzerinden incelendiğinde, suç tarihi ve ele geçen eşyanın eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kalması gerektiği, 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun ise 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına engel teşkil etmediği, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı cihetle; soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun biçimde ihtarat yapılmayan ve gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödeyen sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği cezasında 1/2 oranında indirim uygulanmak suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekirken anılan düzenlemenin uygulanmaması isabetli görülmemiştir.
3.Sanığın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır... " nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
B.Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozma ilâmı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 19.11.2024 tarihli ve 2024/1491 Esas, 2024/3362 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10-son, 3/ 23... /2. maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2, 58, 63. maddeleri, 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu sigaraların müsaderesine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Dosyada savunmalarının aksini ispatlayan delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi
gereği hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği ve atılı suçun zamanaşımına uğradığı gerekçeleriyle kararın bozulması talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yapılan arama işleminin hukuka uygun olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı ve suçun yasal unsurlarının oluştuğu ve atılı suçun zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık hakkında verilen cezada, 5607 sayılı Kanun'un 5/2-a bendi uyarınca indirim yapılması sırasında yasal dayanağın eksik gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232/6. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün (2) numaralı fıkrasının dördüncü paragrafında yer alan "5/2" ibaresine "-a" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2026 tarihinde karar verildi.