MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/293 E., 2022/39 K.
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Silifke 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2020/293 E., 2022/39 K. sayılı kararıyla sanığın 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 04.09.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2025 tarihli ve KYB - 2025/106916 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2025 tarihli ve KYB - 2025/106916 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1-) Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e. bendi gereğince 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 31.10.2011 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 22.10.2020 tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı
süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-) Kabule göre de;
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63/10. maddesinde yer alan “Bu Kanunun 56'ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” ve 56/4. maddesinde yer alan "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz.'' şeklindeki düzenlemeler gereğince, müştekinin kimlik bilgilerini kullanarak bilgi ve rızası dışında adına ..... abonelik sözleşmesi düzenlettiren sanığın eyleminin, 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi yollamasıyla anılan Kanun'un 63/10-2. fıkrasında yaptırıma bağlandığı ve öngörülen ceza miktarının elli günden yüz güne kadar adli para cezası olduğu, bu maddeye göre üst sınırdan ceza tayin edilip anılan Kanun'un 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı da en üst sınır olan 100,00 Türk Lirası üzerinden adli para cezasına hükmedilmesi halinde dahi sonuç cezanın 10.000,00 Türk Lirası adli para cezasını geçemeyeceği gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek anılan Kanun'un 56/1. maddesi delaletiyle 63/10-1. maddesi uyarınca fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstemin Değerlendirilmesinde;
Dosya kapsamına göre suç tarihi olan 31.10.2011 tarihinden iddianame tarihi olan 22.10.2020 tarihine kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozma ihbarnamesindeki "12 yıllık olağanüstü zamanaşımı" ibaresinin yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (1) numaralı isteminin KABULÜNE,
Silifke 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2020/293 E., 2022/39 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
Bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (2) numaralı istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.