MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2023/1279 D.İş
Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 69.929,58 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Manisa 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.03.2023 tarihli ve 2022/5738 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Manisa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.04.2023 tarihli ve 2023/1279 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.10.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB - 2025/121314 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2025 tarihli ve KYB - 2025/121314 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, 06/01/2022 tarihli ve 223503 00... 231 sayılı ... beyannamesi ile .... ...,.....................isimli şirkete yapmış olduğu ihracata dair 101.758,68 Amerikan doları tutarındaki bedeli 90 gün süreli ihtarnameye rağmen yurda getirmeyen kabahatli hakkında, anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezasına yönelik başvurunun reddine karar verilmiş ise de;
1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklinde yer alan düzenleme nazara alındığında, ilgili ihracata ait mal bedellerinin 90 günlük süre içinde yurda getirildiğinin belgelenmesi gerektiğine dair Manisa Vergi Dairesi Başkanlığının 14/07/2022 tarihli ve E-20969962-250.99( 9...1 )-84273 sayılı yazısının kabahatliye 21/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği de dikkate alınarak, ibraz edilen döviz alım belgelerine göre kabahatlinin ihracata yönelik beyanda bulunduğu 101.758,68 Amerikan dolarından, 09/09/2022 tarihinde 30.000,00 Amerikan dolarının kabahatliye verilen süre içinde ilgili yurt içi bankaya transferinin gerçekleştiği, bakiye kalan 71.758,68 Amerikan dolarından ise 24/10/2022 tarihinde 50.000,00 Amerikan doları ile 02/12/2022 tarihinde ise 6.758,68 Amerikan doları olmak üzere toplam 56.758,68 Amerikan dolarının idari yaptırım kararı kesinleşmeden aracı bankaya yatırıldığı anlaşılmakla;
Bakiye kalan ve sunulan ihracat kabul belgelerine göre yurda getirilmeyen 15.000,00 Amerikan doları yönünden, ihracat bedelleri hakkındaki Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2018-32/48 sayılı Tebliğ'in 10/1. maddesindeki "Her bir ... beyannamesi itibarıyla; a) 30.000 ABD dolarına kadar noksanlığı olan ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline ve toplam beyanname tutarına olan oranına bakılmaksızın,... terkin edilmek suretiyle kapatılır." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, ihracat bedeli kabul belgesine göre kabahatli tarafından yurda getirilmeyen 15.000,00 Amerikan dolarının anılan düzenleme uyarınca terkin sınırında kaldığı ve bu miktar üzerinden idari para cezası uygulanamayacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklindeki ve Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2018-32/48 sayılı Tebliğ'in 10/1. maddesindeki "Her bir ... beyannamesi itibarıyla; a) 30.000 ABD dolarına kadar noksanlığı olan ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline ve toplam beyanname tutarına olan oranına bakılmaksızın,... terkin edilmek suretiyle kapatılır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, kabahatli tarafından, 06.01.2022 tarihli ve 223503 00... 231 sayılı ... beyannamesi ile ...,...................isimli şirkete yapmış olduğu ihracata dair 101.758,68 USD'lik tutarın, 30.000,00 USD'sinin süresi içinde, bakiye kalan 71.758,68 USD'nin ise 56.758,68 USD'lik kısmının idari yaptırım kararı kesinleşmeden yurda getirildiğine ilişkin ihracat bedeli kabul belgeleri sunduğu görülmekle,
Öncelikle, kabahatli tarafından sunulan belgelerin sıhhati ve geçerliliği ile idari para cezasına konu ihracat işlemine ilişkin olup olmadığı araştırılıp, doğru oldukları kanaatine ulaşılması halinde, süresinde yurda getirilmeyen 71.758,68 USD'nin, 56.758,68 USD'lik kısmının idari para cezası kesinleşmeden önce yurda getirilmiş olacağı, yurda getirilmeyen 15.000,00 USD'nin ise terkin sınırında kalacağı belirlendiğinden, yukarıda anılan düzenlemeler çerçevesinde süresinden sonra ve fakat idari para cezasıyla ilgili karar kesinleşinceye kadar getirilen 56.758,68 USD yönünden, 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca ihracat bedelinin %2,5 oranını aşmayacak şekilde aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanabileceği anlaşılmıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.
i