MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2023/4776 D.İş
Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 15.419,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.06.2023 tarihli ve 2023/40 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.08.2023 tarihli ve 2023/4776 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/135638 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/135638 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, kabahatli şirket tarafından ... Müdürlüğünün 27/03/2020 tarihli ve 203431 00... 1 sayılı ... beyannamesi ile "..." unvanlı ve merkezinin İsrail olduğu yazılı şirkete 308.383,80 Türk Lirası bedelli "şal" tanımlı ürünlerin ihracatının gerçekleştirilmesine rağmen, ihracat bedelini 90 gün süreli ihtarnameye rağmen yurda getirmediğinden
bahisle hakkında, 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezasına yapılan başvurunun, dosya kapsamı itibariyle aldırılan ve karara esas olan bilirkişi raporuna istinaden reddine karara verilip, bu karara karşı yapılan itiraz da merciince reddedilmiş, karar esas olan bilirkişi raporunda ise ihracata ilişkin ... beyannemesi ile faturadaki adresin "..." olduğu ve ihracatın Filistin'e yapıldığına ilişkin bir bilgi ve belgenin genelge kapsamında dosyada olmadığı belirtilmiş ise de;
04/09/2018 tarihli ve 30525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2018-32/48 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018- 32/48)’in 12 nci maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak çıkarılan Merkez Bankası İhracat Genelgesinin Ek 2'de yer alan "ihracat Bedelinin Yurda Getirilmesinde İstisna Tanınan Ülkeler" başlıklı tablosunda yer alan istisna ülkeler arasında Filistin ülkesinin de bulunduğu,
Diğer yandan İhracat Genelgesinde 15/09/2022 tarihinde yapılan değişiklikle ... beyannamesinde gideceği ülke olarak İsrail yazılmasına rağmen fiili olarak Filistin'e yapılan ve alıcı adresinin Filistin olarak belirtilen ihracat işlemlerinde, bu hususun satış sözleşmesi, kesin veya proformafatura, GB örneği/GB bilgileri ve banka hesap özeti gibi belgeler ile tesvik edilmesi şartıyla ihracatın Filistin'e yapılmış sayılacağının düzenlendiği gibi,
1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde yer alan, "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış olduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk lirasından yirmibeşbin Türk lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki,
Anılan Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında;
Dosya kapsamına göre;
1-Kabahatli tarafından ihracat bedelinin süresinde yurda getirildiği ileri sürülerek buna ilişkin bilgi belgeler sunulduğu cihetle, kabahatli tarafından dosyaya sunulan belgelerin sıhhat ve geçerliliği ile idari para cezasına konu ihracat işlemine ilişkin olup olmadığı, ihracat bedelinin hangi oranda ve sürede getirildiği araştırılıp, sonucuna göre kabahatlinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Kabule göre de;
2-Kabahatli şirket vekili tarafından dosyaya sunulan .... Yönetimi Ulusal Ekonomi Bakanlığı Şirketler Denetmeni tarafından verilen belgede, .... Giyim Sanayi ve Pazarlama Şirketi’nin ortaklarının Kudüs ve Ramallah ikametgahlı olduğu, .... Devleti Maliye Bakanlığı ... ve Katma Değer Vergisi Dairesi tarafından verilen ve ... Vergisi ve KDV Direktörü.... tarafından imzalanan 14/09/2023 tarihli belgede de şirketin yetkili satıcı olarak kayıtlı olduğunun belirtildiği, keza ... beyannamesinde alıcı firma adresinin “RAMALLAH-ISRAEL” yazılmasına rağmen Ramallah şehrinin Filistin’in Batı Şeria bölgesinde yer aldığı, her iki şirket arasında düzenlenen “İhracat İthalat Sözleşmesi”nde ihracat yapılan şirketin “... adresinde mukim olduğunun anlaşılması karşısında, fiili ihracatın istisna ülkeler arasında yer alan Filistin'e yapıldığı ve kabahatli hakkında ihracata ilişkin bedellerin yurda getirilmediği gerekçesiyle anılan genelge uyarınca idari
yaptırım kararı verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) Numaralı İstemin Değerlendirilmesinde;
Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun Yararına Bozma ihbarnamesinde, kabahatli tarafından ihracatın Filistin ülkesine gerçekleştirildiği, Filistin'in İhracat Genelgesinde istisna tanınan ülkeler arasında yer aldığı, bu nedenle kabahatliye idari para cezası uygulanamayacağı gerekçesiyle İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.08.2023 tarihli ve 2023/4776 D.İş sayılı kararının kanun yararına bozulması istenmiş ise de somut olayda idari para cezasına konu ihracat işleminin 04.04.2020 tarihinde gerçekleştirildiği, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2018-32/48 Sayılı Tebliğ'in (Tebliğ) 3/1. maddesindeki düzenleme uyarınca ihracat bedelinin yurda getirilmesi için tanınan 180 günlük süre sonunun ise 01.10.2020 tarihi olduğu ve bu tarih itibarıyla kabahatin oluştuğu, buna karşılık 16.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren İhracat Genelgesinde herhangi bir ülkeye istisna tanınmadığı, dolayısıyla kabahat tarihinde Filistin ülkesinin istisna kapsamında olmadığı, 21.10.2021 tarihinde İhracat Genelgesi'nde yapılan değişiklikle Filistin ülkesinin istisna tanınan ülke olarak eklendiği, ihracat yapılan ülkenin sonradan istisna tanınan ülkeler arasına eklenmesinin, önceki dönemlerden kaynaklanan ihracat bedelinin süresinde yurda getirilmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı cihetle, kabahat tarihinde Filistin ülkesinin istisna tanınan bir ülke olmaması nedeniyle ihbarnamede bu yönden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstemin Değerlendirilmesinde;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
A. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) Numaralı İstem Yönünden;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (2) numaralı bozma istemi yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstem Yönünden;
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (1) numaralı isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.08.2023 tarihli ve 2023/4776 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının,
Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.