MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2013/266 E., 2014/235 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi,
nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
2.Sanık ...'ün temyiz isteği; fahiş ceza tayin edildiğine, hükmün hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
II.OLAY VE OLGULAR
1.19.11.2013 tarihinde, önleme araması kararına istinaden sanık ...’ün sürücüsü olduğu yanında sanık ...’in bulunduğu, malen sorumlu adına kayıtlı 2000 model panelvan kamyonette yapılan aramada, araç içerisindeki toplam 1.800 kaçak bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanıklar hakkında, 5607 sayılı Kaçakçıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
3.Sanık ... savunmasında; ücret karşılığında şoförlük yaptığını, suça konu sigaraların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
4.Sanık ... savunmasında; nakil aracını suça konu sigaraları taşımak amacıyla teslim aldığını, malen sorumlunun sigara taşınacağından haberi bulunduğunu, sigaraları ücret karşılığında taşıdığını beyan etmiştir.
5.Malen sorumlu; nakil aracını galericiye sattığını, sanıkları tanımadığını, şikayetçi olmadığını beyan etmiştir.
6.Sanık savunmalar, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre dava konusu eşyanın kaçak olduğu anlaşılmıştır.
7.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
III.GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanıkların savunması, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükmün yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün
yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3.Ele geçen kaçak eşyanın tür ve miktarı dikkate alındığında naklinin, aracın kullanılmasını gerekli kıldığı, malen sorumlunun suçta kullanılan aracı sattığını söylemesi ve sanık ...'in de nakil aracını suça konu sigaraları taşımak amacıyla teslim aldığını, malen sorumlunun sigara taşınacağından haberi bulunduğunu beyan etmesi karşısında; 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şartların oluştuğu, suça konu eşyanın miktarı ve değeri ile nakil aracının bildirilen kasko değeri gözetildiğinde 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde belirtilen hakkaniyet kuralına da aykırı olmadığı cihetle, nakil vasıtasının müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi,
4.Katılan ... İdaresi lehine hükmolunan vekalet ücretinin, atılı suçu birlikte işleyen sanıklardan eşit olarak alınacağının belirtilmesi yerine, yazılı şekilde ayrı ayrı alınmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... idaresi vekili ile sanık ...'ün temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2025 tarihinde karar verildi.