MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/55 E., 2024/119 K.
SUÇ : Emre itaatsizlikte ısrar
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Mesudiye Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2023/55 Esas, 2024/119 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan hükmün açıklanması suretiyle; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 87/1 (hizmete ilişkin emri hiç yapmayanlar cümlesi) ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62... . maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, kanun yolu incelemesinden geçmeksizin 04.09.2024 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 22.12.2025 tarihli ve 94660652-105-52-6149-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB- 2025/155193 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB- 2025/155193 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1-Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 01.10.2010 tarihinde işlediği, 09.05.2014 tarihinde Mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 19.08.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın 28.11.2015 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19.08.2014 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 28.11.2015 tarihleri arasını kapsayan 1 yıl 3 ay 11 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 09.05.2014 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 15.05.2024 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de;
Adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı talep yönünden;
Her ne kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, 19.08.2014-28.11.2015 tarihleri arasındaki durma süresi de eklendiğinde hükümlünün sorgusunun yapıldığı 09.05.2014 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 15.05.2024 tarihine kadar geçen sürede dolduğundan bahisle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de; hükümlünün yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlemin 29.12.2010 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, bu tarihten itibaren, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19.08.2014 tarihi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği 28.11.2015 tarihi arasında geçen durma süresi de dikkate alındığında hükmün açıklandığı 15.05.2024 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki (1) nolu talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı talep yönünden;
(1) numaralı istemin kabul edilmesi nedeniyle (2) numaralı istem yönünden bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
III. KARAR
A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı talep yönünden;
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Mesudiye Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2023/55 Esas, 2024/119 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki emre itaatsizlikte ısrar suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı talep yönünden;
Bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesinde yer alan (2) numaralı istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.