MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/228 E., 2025/328 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Zamanaşımı nedeniyle düşme, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Malen sorumlu ... vekilinin temyiz istemi yönünden; Malen sorumlunun 24.01.2014 tarihli beyanında davaya katılmak istemediğini ve şikâyetçi olmadığını beyan etmesi nedeniyle temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan vekili ile malen sorumlu ... vekilinin temyiz istemleri yönünden, sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Malen Sorumlu ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Malen sorumlunun 24.01.2014 tarihli beyanında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen davaya katılmak istemediğini ve şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında
katılan sıfatının bulunmadığı cihetle, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, malen sorumlu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II-Katılan Vekili ile Malen Sorumlu ... Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
İddianamede müsaderesi talep edilen nakil araçları hakkında mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmekle, incelemeye konu bir hüküm bulunmadığından malen sorumlu vekilinin temyiz istemi ile katılan vekilinin bu yöndeki temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/4 bendi gereği, atılı suçun işlendiği 03.07.2013 tarihinden hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle kamu davalarının düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.