MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/42 E, 2025/83 K
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca, 22.12.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/153046 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/153046 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu nazara alındığında;
Sanığın kovuşturma aşamasında 11.05.2009 tarihinde alınan savunması ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 09.09.2009 tarihi ile yeni suçun işlendiği 09.07.2014 tarihleri arasında durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 12.06.2024 tarihine kadar kesintisiz işleyerek olağan ve olağanüstü zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu ve zamanaşımı süresinin suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre değerlendirilmesi gerektiği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Sarayönü Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2024 tarihli ve 2024/42 Esas, 2024/83 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309/4 maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde karar verildi.