(766 S. K. m. 32)
Dava: Taraflar arasında tapulama teshilinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı. Davanın niteliğine ve dava konusu taşınmaz kıymetinin iki bin lirayı geçtiği anlaşılamadığına göre temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması yolundaki isteğin reddine, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına oybirliğiyle karar verildikten sonra tetkik raporu, dosyadaki kağıtlar okundu. Tetkik Hakiminin açıklaması dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Tapulama sırasında 742 parsel sayılı 7410 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz mal, irsen intikal eden zilyetliğe dayanılarak Diba mirasçıları, N., M., Z., S., N., M. ve H. A. adlarına tesbit edilmiştir. Daha önce S. S. mirasçıları tarafından açılmış olan ve miras bırakanları S. S. adına Mart 1340 tarihli tapuda kayıtlı taşınmaza davalıların el atmalarının önlenmesi isteğine ilişkin dava ile, M. A.nin açmış olduğu tescil davasına ait dosyalar birleştirilerek Tapulama Mahkemesine tevdi olunmuştur. Mahkemece, S. S. mirasçılarının davasının reddine ve nizalı parselin tesbit gibi tapuya tesciline dair verilen hüküm, davacı S. S. mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu parselin temyize konu edilen kısmının davacı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı uyuşmazlık konusu olmadığı gibi bu yön mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi mütalaası ile de tesbit edilmiştir. Davalı taraf harici satın almaya dayanmıştır. Medeni Kanun hükümlerine göre tapuda kayıtlı taşınmaz malların tapu dışı yapılan satışları geçerli bulunmamaktadır. Tapu dışı satışlara geçerlilik tanıyan 766 sayılı Tapulama Kanununa göre de bu tür satışların geçerli olabilmesi için bölgede tapulamanın başladığı tarihe kadar işbu tapu dışı satışın bozulmaması, varlığını muhafaza etmesi gerekmektedir. Mahkemece bölgede tapulamanın hangi tarihte başladığı sorulup tesbit edilmemiştir. O halde bölgede tapulamanın hangi tarihte başladığı ayı ve günü sorularak tesbit edilmeli ve davacı tarafın men'i müdahale davasını açtığı tarihte bölgede tapulama başlamamış ise o takdirde tapu dışı yapılan satışın bozulduğu aksi takdirde tapu dışı yapılan işbu satışın harici satış tarihi ile tapulama tesbitinin yapıldığı tarih arasında 766 sayılı Tapulama Kanununun 32/c. maddesinde öngörülen (10) yıllık zilyetlik süresinin geçtiği de gözönünde tutularak geçerli olacağı düşünülmeli ve deliller hep birlikte takdir edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bundan zühul ile eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ve davacı taralın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve 766 sayılı Tapulama Kanununun 73. maddesi uyarınca harç alınmasına mahal olmadığına 30.04.1975 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy