(1086 S. K. m. 179)
Dava: Taraflar arasında tapulama tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle, gereği görüşüldü:
Karar: Tapulama sırasında 9, 10, 11, 12 parse sayılı taşınmazlar, tapu kaydına dayanılarak bu kayıtta malik gözüken kişiler adına tespit edilmiştir. Taplama komisyonunca itirazı reddedilen hazine vekili tapulama tespitinin iptalini ve dava konusu taşınmazların hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde hasmın kim olduğunun gösterilmesi zorunludur.Olayda ise dilekçede hasmın kim olduğu gösterilmediği gibi; kimin dava edildiğinin anlaşılması olanaksız bulunmuş ve Tapulama komisyonu kararına da değinilmemiş, içerisinde nizalı parsellerin de bulunduğu 43 parça parselin dava olduğu açıklanmıştır. Hasmı içermeyen bir dilekçe dava dilekcesi olarak nitelendirilemez. Bu itibarla diğer temyiz itirazları yerinde değil ise de, bu durumda dilekçenin iptaline karar verilmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Ancak yapılan bu yanlışlık yargılamanın tekrarını da gerektirmemektedir. Bu itibarla hüküm fıkrasından (usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından hazine vekilinin talebinin reddine) sözlerinin çıkartılmasına, bunun yerine (dava dilekçesinin iptaline ve hüküm kesinleştiğinde Tapulama Kanununun 63. maddesi uyarınca tutanak ve eklerinin geri gönderilmesine) sözlerinin yazılmasına, Temyiz itirazların reddine, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, 7.12.1981 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy