(3402 S. K. m. 16)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda, davanın niteliğine ve dava konusu taşınmaz kıymetinin 1.000.000 lirayı geçtiği anlaşılamadığına göre temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yaptırılması yolundaki isteğin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilip, tetkik hakiminin açıklaması dinlendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 16 parsel sayılı 3800 m2. yüzölçümündeki taşınmaz, 15 parsel sayılı taşınmazın vergi kaydı yüzölçümü fazlası olarak davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı İbrahim vergi kaydına, miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine, taşınmazın davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı İbrahim tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dayandığı vergi kaydının dava dışı parsele yüzölçümü kadar revizyon gördüğü ve bu parselin davacı adına tesbit edilip kesinleştiği, vergi kaydının sınırında gösterilen çay sınırının eylemli durumda taşınmazın doğu sınırını oluşturan 25 sayılı mera parselinin içinden geçen kuru dere olduğu, böylece doğu sınırın doğal çay olmayıp eylemli durumda mera olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi, tanık sözleri, teknik bilirkişinin haritalı raporu ile saptanmıştır. Dayanılan vergi kaydı çay sınırı itibariyle gerçeği yansıtmadığına eylemli durumda mera bulunduğuna göre dava konusu taşınmazın 25 sayılı mera parselinden kazanıldığının kabulü gerekir. Meralar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap edilemez. Bu itibarla davacının diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, mera olduğu belirlenen taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmünce sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasından taşınmazın Hazine adına tesciline sözlerinin çıkartılmasına, yerine dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına sözlerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 17.09.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy