(3402 S. K. m. 36)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin kanuni süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 113 parsel sayılı, 20000 metrekare; 116 parsel sayılı, 13000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar dava dışı taşınmazların miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Kadastro komisyonu tarafından itirazı reddedilen davacı Ahmet; tapu kaydına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine, taşınmazların davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm; davacı Ahmet tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece öngörülen süre içerisinde davacı tarafından keşif giderlerinin yatırılmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç Kadastro Kanunu hükümlerine uygun düşmemektedir. Mahkemece öngörülen ilk keşif gideri davacı tarafından yatırılmış, keşif yapılmış, bilirkişi ve tanıklar dinlenmiş, uzman bilirkişi raporunu düzenlemiştir. Taraflar yeniden keşif isteğinde bulunmamışlardır. Mahkemece, ilk keşifte toplanan delillerin ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli olmadığı gerekçe gösterilerek ikinci kez keşfe karar verilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi re'sen yapılması gereken soruşturma için zaruri giderler ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten karşılanır hükmünü içermektedir. Öngörülen ikinci keşif taraflarca istenmediğine göre, giderin ilerde haksız çıkacak tarafa yükletilmek üzere bu madde hükmünce bütçedeki ödenekten karşılanması gerekir.
Sonuç: Mahkemece bu kural gözönünde tutulmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.3.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy