(3402 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin yasal süresinde olduğu anlaşıldı, tetkik raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 412 ada 22 parsel sayılı 423,50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tesbit postasınca komisyona sunulması üzerine tapu kaydına dayanılarak Vakıflar İdaresi adına tesbitine karar verilmiş; malikhanesi yazılmaması ve askıya çıkarılmaması nedeni ile komisyonca tekrar ele alınarak tapu kaydının maliki Musevi Cemaatinin mevcut olmadığı ve Vakıflarla da ilgisi bulunmadığı gerekçesi ile Özel İdare adına tesbit edilmiştir. İtirazları komisyonca reddedilen Hazine Cemiyet bulunmadığından ve kendiliğinden dağıldığından Dernekler Kanunu uyarınca Hazineye kaldığını; Vakıflar İdaresi ise taşınmazın Yahudi azınlık vakfına ait olduğunu şu anda cemaat ve mütevellisi olmayan taşınmazın tüm haklarının Vakıflarda bulunduğunu, Emine'de Yahudi asıllı Türk vatandaşından tapu dışı satın aldığını ileri sürerek dava açmışlardır. Posta tesbitinden sonra komisyon tesbitinden önce Emine tarafından Yahudi asıllı Şapat aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davası da görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece Hazine ile Emine'nin davasının reddine; Vakıflar İdaresinin davasının kabulüne, dava konusu parselin Vakıflar İdaresi adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine, Emine ve davalı Özel İdare tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın Musevi Cemaatine ait tapu kaydı kapsamında kaldığı ve Cemaat Vakfı olduğu, bu nitelikteki taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı, mülkiyetinin vakıflara ait bulunduğu, Özel İdareye geçmediği Hazine malı olmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın Musevi Cemaati namına Reisi Ruhani Haham Başı vekili Mayer ve Behmoras adına oluşturulan tapu kaydının kapsamında kaldığı mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Musevi Cemaati namına tapuda kayıtlı taşınmazın tapu dışı satın alma ve zilyetlikle kazanılıp kazanılamıyacağı mülkiyetin Vakıflar İdaresine mi, Hazineye mi, yada Özel idareye mi ait olduğu konusunda toplanmaktadır. 1341 tarihli Bütçe Kanununun 23. maddesinin (V) bendinde mübadeleye tabi olmayan tüzel kişilerden metruk bilcümle emvali gayrimenkullerin bütün hukuk ve vecaibi bulundukları illerin Özel İdarelerine devredileceği öngörülmüştür. Musevi Cemaatine ait olan taşınmazın tapuda kayıtlı olduğu tapu kaydının taşınmazı kapsadığı ve cemaatin ölümünün söz konusu olmadığına göre yukarıda anılan yasa maddesi hükmünce mülkiyeti Özel idareye geçer. Davacı Emine taşınmazı tapu dışı satın aldığını muvazaadan ari bir belge ile kanıtlayamamıştır. Bu durumda davanın reddine, taşınmazın Özel İdare adına tesciline karar verilmesi gerekir. Cemaat adına tapuda kayıtlı taşınmazın zilyetlik yoluyla iktisabı mümkün değildir.
S: Açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden Emine ve Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Emine'den ilam harcı peşin alındığından ve Hazine harçtan istisna olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, Özel İdarenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.09.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy