(743 S. K. m. 644, 645) (1086 S. K. m. 237) (3402 S. K. m. 20, 21)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan adva sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenelmek dosyadaki belgeler incelendi, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında mahallinde keşif icra edilmesi, keşif sırasında tarafların dayanağı olan tapu kayıtları ile Asliye Hukuk Mahkemesinin ilamı okunup hudutların zeminde gösterilmesi, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme imkanı sağlanması, taraflar araısnda kesin hüküm oluşturan 15.5.1947 tarih 1947/333-273 sayılı ilamın çekişmeli taşınmaza ait olduğu belirlendiği takdirde uuşmazlıın kein hükme göre, aksi takdirde tapu kayıtlarına ve zilyletlliğe göre çözümlenmesi gereğine değinilmiştir. Daire bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında Fatma ve arkadaşları taşınmazın 8250 m2 lik, Ali 6600 m2 lik bölümleri için başka tapu kayıtlarına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece davacı ile katılan Nihat'ın davalarının reddine, Ali ile Fatma ve arkadaşlarının davalarının kabulüne, taşınmazın haritasında (A) harfi ile gösterilen 8250 m2'lik bölümünün katılanlar Fatma ve arkadaşları, (D) hargi ile gösterilen 6600 m2'lik bölümünün katılan Ali, geriye kalan 83900 m2'lik bölümünün davalı Türkan adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hüseyin, katılan Nihat davalı Türkan tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın 5.11.1989 günlü keşif haritasında (A, B, C ve D) harfleri ile gösterilen kesimlerinin katılanların tutunduğu ve dava rdışı komşu parsellere revizyon gören tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı, taşınmazın (E, F ve G) harfleri ile gösterilen kesimlerinin ise davalı tarafın tutunduğu Nisan 940 tarih 62 sıyılı sicildn gelen tapu kaydının kapsamında kaldığı, davacı tarfın dayandığı T. Sani 934 gün 207 sayılı sicilden gelen tapu kaydının taşınmazı kapsamadığı, davacı taraf ile davalı taraf ile davalı taraf arasında çekişmeli taşınmaza aidiyeti ve hangi tapu kaydı kapsamında kaldığı konusunda kesin hüküm bulunduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, taraflar arasındaki mülkiyet uiyuşmazlığını sona erdiren tarafları ile onların halefleri yönünden kesin nhüküm niteliği taşıyan Asliye Hukuk Mahkemesine 15.5.1947 gün 947/333-273 sayılı kararında; o davanın davacılar bu davanın ise davalılar olan Cevdet ve Şevket'in tutunduğu tapu kaydının kapsamındaki alanın karşı taafın dayandığı T. Sani 934 gün 207 sayılı tapu kaydı kapsamındaki alana karşı tarafın elatmasının önlenmesine karar verildiği belirtilmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki kesin hüküm Nisan 940 tarih 62 numaralı tapu kaydının kapsamındaki kesim üzerinde karşı tarafın t. sani 934 gün 207 sayılı tapu kaydı maliklerinin hakkının bulunmadığı ve her iki tapi kaydının yanı yere ait olmadığı konusundadır. Kesin hükmün dayanağı harita ya da kroki bulunmadığı gibi mahkeme kararına konu olan taşınmazın sınırları ve yüzölçümü de geösterilmeyerek tapu kaydına yollama yapılmak suretiyle hüküm kurulduğu belirlediğinden kesin hükmün kapsamının tapu kaydı kapsamı ile belrilenmesi gerekli ve zorunludur. Kesin hükme dayanak tapu kaydınada sınırlar Şarapçıoğlu yolu Köse İlyas çiftliği, tarlası Ömer halen köse İlyas Köylü mabadil göçmen tarlası Adi Bey olarak gösterilmiştir. Şu hale göre tapu kaydında bir sınır açık kalmaktadır. Bu gibi kayıtların kapsamlarının yüzölçümüne göre belirlenmesi gerekir. Tapu kaydında yazılı miktar 77196 m2, çekişmeli taşınmazın yüzölçümü ise 98750 m2 dir. bu durumda taşınmazın 21554 m2 yüzölçümündeki kesiminin diğer anlatımla tapu miktar fazlasının sözkonusu tapu kaydı kapsamında olduğu kabul edilemez. Öte yandan 947 tarihli mahkeme kararında sözkonusu edilen ve o davanın davacılarının tutunduğu kaydın kapsamındaki alanı içine almadığı kabul edilen o davanın davalılarının dayandığı T. Sani 934 gün 207 sayılı tapu kaydında gösterilen doğu ve güney sınırlarının çekişmeli taşınmazın güney kesimine aynen intibak ettiği, batıdaki 591sayılı parselin tap kaydında da Necip olarak sözkonusu kayıt malikinin sınırda gösterildiği, kaza, güneydeki dava dışı 577 asyıı parsele uygulanan tapu kaydında da yiren çekişmeli parsel yönünden Necip'in sınır olarak gösterildiği ve T. Sani 934 gün 207 sayılı tapu kaydının çekişmeli parselin güney kesimini kapsadığının ve nisan 940 tahi 62 sayılı tapu kaydının kapsamı dışında kalan taşınmaz kesimine ait bulunduğiunun kabulü gerekir. Her ne kadar çekişmeli taşınmazın hükme dayanak yapılan keşif haritasında (A, B, C ve D) harfleri ile gösterilen kesimlerinin dava dışı 591, 590, 589, ve 588 sayılı parsellere revizyon gören katılanlara ait tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, sözkonusu tapu kaytıları yüzölçümlri ile dava dışı belirtilen komşu parsellere revizyon gördüğüne göre yukardaki açıklamalar karşısında katılanların kaytılarının çekişmeli taşınmazın belirtilen kesimlerini kapsadığı kabul edilemez. O halde, kesin hnüküm de dikkate alınmak suretiyle taşınmazın doğu, kuzey ve batı sınırları esas alınarak davalı tarafın tutunduğu Nisan 940 tarih 62 sayılı tapu kaydının kapsamının yüzölçümüne değer verilerek 77196 m2 olarak berilenmesi ve bu taşınmaz kesiminin sözkonusu tapu kaydına değer verilmek suretiyle tapuya tesciline, geri kalan güney bölümündeki atşınmaz kesiminin ise T. Sani 934 gün 207 sayılı sicilden gelen davacı tapusu malikleri adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler dikkate alınmadan yazılı şekilde hükmü kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), daire kararının niteliğine göre avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 9.5.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy