(4721 S. K. m. 713)
Dava ve Karar: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtaycaincelenmesi ... tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Sonuç: Kadastro sırasında 52, 71, 53, 55, 57, 271, 274, 221, 265, 267, 56, 58, 67, 61, 225, 240, 255, 62, 64, 70, 223, 251, 224, 252, 258, 256, 376, 377, 257, 264, 263, 273, 275, 48, 54, 63, 47, 35, 51, 36, 65, 81, 37, 38, 42, 59, 60, 132, 254, 259, 266, 278, 358, 359, 39, 46, 41, 82, 43, 44 ve 45 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında belirtilen taşınmazlar ayrı vergi kayıtlarına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine; 362, 417 ve 336 parsel sayılı taşınmazlar ayrı tapu kayıtlarına,247 parsel sayılı taşınmaz kesinleşmiş mahkeme ilamına dayanılarak ayrı ayrı tutanaklarında isimleri belirtilen davalı gerçek kişiler adına, 226, 365, 379, 380, 381, 382, 383, 384, 385, 386, 387, 388, 389, 412, 420, 421, 424, 425, 427, 428, 429, 430, 431, 269, 262, 250, 248, 245, 230, 227, 131, 80, 69, 50, 40 ve 378 parsel sayılı taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek hazine adına, 246 parsel sayılı 166500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malikanesi açık bırakılması sureti ile, 222 parsel sayılı taşınmaz Sıvat yeri, 364 parsel sayılı taşınmaz ise mera olarak sınırlandırılmak sureti ile tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı M. A. ...ın davalılar A. ve arkadaşları aleyhine açmış olduğu tapu kA.a dayanan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece kadastro komisyonuna bir kısım parsellerle ilgili olarak yaptığı itirazlar red edilen davacı M. A. ...ın hazine, Köy Tüzel Kişiliği ve tespitmalik gerçek kişileri hasım göstermek sureti ile açmış olduğu tespite itiraz davası da bu dosya ile birleştirilmiştir. Bir kısım parseller hakkındaki itirazları kadastro komisyonunca red edilen M. A. mirasçısı M. K. ve S. tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde tespitten sonra açılan ve açılmamış sayılma kararı verilerek sonuçlanan tapu iptali ve tescil davasına ilişkin dava dosyası da getirtilerek dosyaya konulduktan sonra yapılan yargılama sonunda aktarılan davanın konusu olarak belirlenen taşınmazlar hakkında taraflar arasındaki anlaşmaya tapu kA.a ve zilyetliğe göre davaların kısmen kabulüne, kısmen reddine. 226, 365, 278, 379, 380, 381, 382, 383, 384, 385, 386, 387, 388, 389, 412, 420, 421, 424, 425, 427, 428, 429, 430, 431, 269, 262, 250, 249, 230, 227, 131, 80, 69, 50, 40 ve 378 sayılı parsellerin hazine adına tapuya tesciline, 222 sayılı taşınmazın sıvat yeri ve 264 parsel sayılı taşınmazın ise mera olarak sınırlandırılmasına, yine 52 ve 71 sayılı parsellerin Ş. İ., 53 sayılı parselin S., 55, 57, 271, 274 sayılı parsellerin A., 221 sayılı parselin M. ve A., 265 sayılı parselin A., H. ve paydaşları, 267 sayılı parselin M. K. ve M., 56 sayılı parselin İ., 58 ve 67 sayılı parselin K., 61, 225, 240, 255 sayılı parsellerin N., 62 sayılı parselin K., 64 sayılı parselin İ., 70 sayılı parselin İ. ve Ö., 223 sayılı parselin H., 251 ve 224 sayılı parsellerin M. K., 246 sayılı parselin M. A., 252 ve 258 sayılı parselin A. ve K., 256 sayılı parselin S., 376, 377, 257 sayılı parsellerin A., 264 sayılı parelin A. M. ve T., 263 sayılı parselin A., 273 sayılı parselin M., 275 sayılı parselin S., 336 sayılı parselin A. ve M., 362 ve 417 sayılı parsellerin A. ve M., 48 sayılı parselin A., 54, 63 ve 258 sayılı parsellerin H., 47 ve 264 sayılı parsellerin A. M., 35 ve 51 sayılı parsellerin S., 36,65 ve 81 sayılı parsellerin B. ve A. A., 37, 38, 42, 59, 60, 132, 254, 259, 266, 377 sayılı parsellerin A., 39 ve 46 sayılı parsellerin N., M. C. ve N., 41 ve 82 sayılı parsellerin İ., 43 ve 45 sayılı parsellerin A., 44 sayılı parselin A., 247 sayılı parselin E. ile paydaşları, 358 ve 359 sayılı parsellerin ise A. adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava ve temyiz konusu 52, 71, 53, 55, 57, 271, 274, 221, 265, 267, 56, 58, 67, 61, 225, 240, 255, 63, 47,35, 36, 51, 65, 81, 38, 37, 42, 59, 60, 132, 254, 259, 266, 39, 46, 41, 62, 64, 70, 223, 251, 224, 252,256,257,376,48,54,82,43,44,45,362,359,358, 247.,336 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili davada hükmü temyiz eden hazine taraf değildir. Taraf olmayanın mahkeme kararını temyiz etme imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenlerle hazinenin belirtilen taşınmazlarla ilgili hükme yönelik temyiz inceleme isteğinin REDDİNE,
2- Hükme konu edilen 387,388 ve 389 parsel sayılı taşınmazlar aktarılan davanın konusu olmadığı 226, 365, 379, 380, 381, 382, 383, 384, 385, 386, 402, 420, 421, 424, 425, 427, 428, 429, 430, 431, 378, 222, 364 ve 417 sayılı parseller hakkındaki kadastro tespitlerininkesinleştiği ve Asliye Hukuk Mahkemesinde tespitin kesinleşmesinden sonra 1988/152 esas sayılı ile açılan tapu iptali ve tescil davasının takip edilmemesi nedeni ile açılmamış sayılmasına, ilgili mahkemece karar verildiği belirlendiğine göre söz konusu parseller hakkında yeniden karar verilmesi isabetsiz isede, 417 parsel yönünden hazinenin davada taraf olmadığı diğer parseller yönünden de aleyhine bir durum yaratılmadığından hazinenin temyiz inceleme isteğinin REDDİNE,
3- Hazinenin temyizine konu ettiği 278, 269, 262, 250, 248, 245, 230, 227, 131, 80, 69, 50 ve 40 sayılı parseller hazine adına tespit edilmiş, yine hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm hazine tarafından temyiz edilmiş ise de hazine aleyhine bir hüküm kurulmamıştır. Taraflardan birinin lehine olan hükmü temyizde yararı yoktur. Bu nedenlerle hazinenin belirtilen parsellere ilişkin hükme yönelik temyiz inceleme isteklerinin REDDİNE,
4- Hazinenin temyize konu olan 258, 377 ve 264 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; hazinenin 258 ve 264 sayılı parseller yönünden yukarıda 1 numarada ve 377 sayılı parsel yönünden 2 numarada açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 258 sayılı parselin hüküm fıkrasında K. ve A. adına tesciline karar verildiği halde aynı hüküm fıkrasının alt kısmında H. adına tesciline biçiminde hüküm kurulması 377 sayılı parselin A. adına tesciline karar verildiği halde hüküm fıkrasının başka bir yerinde A. R. adına tescile karar verilmesi, 264 sayılı parselin A. M. ve T. adına tesciline karar verildiği halde başka bir kesiminde A. M. adına tesciline karar verilmesi böylece, hüküm fıkrasının çelişkili olması başlı başına bozma gerektirir. Kadastro hakimi doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Bu nedenlerle belirtilen parseller hakkındaki hükmün BOZULMASINA,
5- Hazinenin dava ve temyiz konusu 263,273, ve 275 sayılı parseller hakkındaki temyiz itirazlarına gelince, hazinenin yukarda 1 numarada yazılı nedenlerle temyiz itirazları yerinde değil isede söz konusu parseller F. adındaki kişi adına tespit edilmiştir. Mahkemece bu kişinin öldüğü belirlendiği halde mirasçıları belirlenerek taraf oluşturulmamış, mirasçıları duruşmaya çağrılmamış,taraf oluşturulmadan taşınmazların başka kişiler adına tesciline karar verilmiştir. Taraf oluşturulmadan hüküm kurulamaz. Bu nedenlerle adı geçenin mirasçılarının belirlenerek duruşmaya çağrılması taraf oluşturulması, F. mirasçıları huzuru ile davaya bakılması taraf delillerinin toplanılması, sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu yönler dikkate alınmadan hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
6- Hazinenin 246 sayılı parselle ilgili hazinenin itirazlarına gelince; çekişmeli taşınmazı kapsadığı kabul edilen Mart 323 yoklama tarih 136 numaralı tapu kaydı değişebilir sınırlı kayıtlardandır. Bu itibarla kapsamının yüzölçümüne değer verilerek belirlenmesi gerekli ve zorunludur. Tapuda yazılı miktar 20 dönümden ibarettir. Çekişmeli taşınmazın yüzölçümü ise 166.500 m2 dir. Tapu kA.ın oluştuğu tarih itibariyle bir dönüm 919 m2 ye karşılıktır. Mahkemece bu yönler dikkate alınmamış, taşınmazın tamamının tapu kaydı kapsamında olduğu, davacı tarafın taşınmazın tümüne malik olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Oysa davacı tarafın miras bırakanı H. M. oğlu M. A. l/7 pay malikidir. Öte yandan kadastro tespitinin yapıldığı 973 tarihi itibariyle bir taşınmazın belgesiz zilyetlik yoluyla en fazla 100 dönümlük kesiminin zilyetlikle kazanılması mümkündür. Mahkemece bu yönler göz önünde tutularak tapu kA.ın yeniden uygulanması taşınmazın tapu kaydı kapsamındaki kesiminin l/7 payının M. A. mirasçıları adına, geri kalan 6/7 payının ise; bu paylar yönünden M. A. mirasçıları yararına paylaşma ya da zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği takdirde, diğer kayıt maliklerinin halefleri adına tesciline karar verilmesi, zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiğinin anlaşılması durumunda taşınmazın 100 dönümlük kesiminin de M. A. mirasçıları tarafından iktisap edebileceğinin dikkate alınması, bu yönlerin araştırılıp belirlenmesi,kayıt miktarı artı 100 dönümlük taşınmaz kesiminin M. A. mirasçıları dışında kalan taşınmaz kesiminin ise hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gereği gibi araştırılıp belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.04.2001 günüde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava konusu taşınmazlar hakkında açılan tüm davalar birleştirilerek uyuşmazlık tek dosyada çözümlendiğine, dava konusu taşınmazlardan 258, 377 ve 264 sayılı parseller hakkında mahkemece çelişkili hüküm kurulduğuna göre, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 10.4.992 günlü 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı gereğince mahkemece çelişkili hüküm kurulduğunun kabulü gerekir. Anılan İçtihadı Birleştirme Kurulu kararına göre çelişkili hüküm kurulması başlı başına bozma nedeni olup başkaca bir inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Hükmün bu nedenle bozulması düşüncesinde olduğumdan çoğunluğun hazinenin temyiz inceleme isteğinin reddine ilişkin görüşüne katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy