(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. gereği görüşüldü:
Karar: Dava konusu 99 ada 4 parsel sayılı 6768 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hazine adına tespit edilmiş; kesinleşmesi üzerine tescil edilmiştir. Davacılar Sabri ve paydaşları kadastrodan önceki tapu kaydına, mahkeme kararına dayanarak 99 ada 4 parsel sayılı 6768 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kadastroca hazine adına oluşan tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya tescili için dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, 99 ada 4 sayılı parselin hazine adına olan tapu kaydının iptaline ve taşınmazın veraset ilamındaki payları oranında davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf tapu kaydına ve kesein hükme dayanmıştır. Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile mahkemece yargılamanın her aşamasında resen göz önünde tutulması zorunlu olumsuz dava koşullarındandır. Kesin hükmün varlığı halinde aynı taşınmaza ilişkin sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Daha önce taraflar arasında Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen ve kesinleşen 1987/177, 988/132 E.K. sayılı ilamın dava konusu taşınmaza ait olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçeler ile kesin hüküm olgusuna değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün (ONANMASINA), hazineden ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 19.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy