(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 630 parsel sayılı 50600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz üzerindeki fıstık ağaçları Ganime T, F. O, Ayşe Ş, Fatma T, Şenel T ve Ahmet T'a ait olduğu beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle 629 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı yüzölçümü fazlası olarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen davacı Ahmet T tapu kaydına, miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmişi,hüküm davacı Ahmet T tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu ve niza dışı 629 sayılı parsele revizyon gören tapu kaydının dava konusu taşınmaz yönünü İbiş'ten envali milliye ye geçen tarla olarak sınır gösterdiği, bu gibi yerlerin kanunları uyarınca kaçak ve yitik kişilerden devlete kalan taşınmazlardan olduğu gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Ne var ki dinlenen yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit bilirkişileri taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalmadığını, taşınmaz üzerinde tespit gününe kadar 50-60 yıldır davacı tarafın zilyet bulunduğunu haber vermişlerdir. Taşınmaz üzerinde 50-60 yaşında fıstık ağaçlarının bulunduğu toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiği, dayanılan tapu kaydında dava konusu taşınmaz yönünü sahibi senet ve tarik olarak sınır göstermektedir. Hal böyle olunca dava konusu taşınmazın sahibi senet yeri olduğunun kabulü gerekir. Teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokisinde gösterildiği üzere kuzey yönünü kadim bir yolla çevrili olduğu; Taşınmaz üzerinde davacı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının varlığı saptanmış; nizalı taşınmaza komşu taşınmazlara revizyon gören kayıtlarda dava konusu taşınmaz yönünü kaçak ve yitik kişi yeri olarak sınır göstermemiş, aksine şırhlı veresesini vergi kayıtları ise davacı tarafın miras bırakanını sınır göstermiştir. Mahkemece İbiş'ten hazineye geçen taşınmazın ne sebeple hazineye geçtiği, civarda İbiş adına kayıtlı herhangi bir taşınmaz bulunup bulunmadığı, İbiş'in borcu nedeni ile mi taşınmaz hazineye intikal ettiği konusunda mahkemece bir araştırma yapılmamıştır. Öyle ise bu konuda araştırma yapılmalı, ondan sonra toplanan ve toplanacak deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir. Mahkemece bu konularda yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy