(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 406 parsel sayılı 28750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesiz olarak tespit edilen 50 dönümlük miktarın 17 parsel sayılı 4150 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, 16 sayılı parselin 20 dönüm fazlası olarak hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen Haydar mirasçılarından Zahir kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 17 parsel sayılı taşınmazın tümü ile 406 sayılı parselin teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 26.9.2000 günlü haritalı raporda (A) harfi ile gösterilen 13600 m2lik kesiminin payları da gösterilmek suretiyle Haydar Yıldız mirasçıları adına tapuya tesciline, kalan 15150 m2lik kesimin hazine adına olan tespitinin muhafazasına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Sonuç: Davacının temyizi 406 parsel sayılı taşınmazın haritasında 15150 m2 yüzölçümündeki hazine adına yapılan tesbitin muhafazasına ilişkin hükme, davalı hazinenin temyizi ise 17 parsel sayılı taşınmazın tümü ile 406 sayılı parsel sayılı taşınmazın haritasında (A) harfi ile gösterilen 13600 m2 yüzölçümünde davacı ile dava dışı paydaşları adına tescile karar verilen bölümle ilgili hükme yöneliktir.
1- Dava konusu 17 parsel sayılı taşınmazın tümü ile 406 parsel sayılı taşınmazın haritasında gösterilen 13600 m2 yüzölçümündeki kesimi üzerinde tesbit gününde adlarına tescile karar verilen zilyet Haydar mirasçısı Zahir ile dava dışı paydaşları adına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
2- Davacının 406 parsel sayılı taşınmazla ilgili haritada 15150 m2 yüzölçümündeki hazine adına yapılan tesbitin muhafazasına ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince; 406 parselin davalı hazinenin temyizine konu bölümü üzerinde davacı ve dava dışı paydaşları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği toplanıp değerlendirilen deliller ve dosya içeriği ile belirlenmiştir. Bu nedenlerle davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Kural olarak Kadastro hakimi infazı mümkün olacak şekilde hüküm kurmakla yükümlüdür. Ne var ki davacının temyizine konu 15150 m2 yüzölçümündeki kesimin davalı hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken hüküm yerinde hazine adına olan tesbitinin muhafazasına karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm yerinden geri kalan 15150 m2lik yer hakkındaki davanın reddine parsel numarası verilerek hazine adına tesbitinin muhafazasına sözlerinin çıkarılmasına yerine 406 parsel sayılı taşınmazın haritasında 15150 m2 yüzölçümünde olduğu gösterilen kesimin ifraz edilerek köyün son parsel numarası verilmek suretiyle davalı hazine adına tesciline sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 11.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy