(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 10) (766 S. K. m. 33)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca davalı hazine tarafından incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 62 parsel sayılı 89500 m2 94 parsel sayılı 119250 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kayıtlarına, 86,93, 117, 122, 137, 154, 226 parsel sayılı sırasıyla 119500 m2, 33750 m2, 65500 m2, 83000 m2, 9500 m2, 9000 m2, 33500 m2, yüzölçümündeki taşınmazlar ise kaçak ve yitik kişilerden hazineye geçen yerlerden olduğundan söz edilerek davalı hazine adına tesbit edilmiştir. İtirazları komisyonca reddedilen davacılar Mehmet mirasçıları Sabri ve A. Hadi tapu kayıtlarına, miras hakkına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece 94 sayılı parsel hakkındaki araştırma ve uygulamaya yönelik daire bozma kararına uyularak ve davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, taşınmazların Hamza Hilmi ve Mehmet mirasçıları adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava ve temyiz konusu 62 parsel sayılı taşımazın eylemli durumda ayrı bir davaya konu olduğu anlaşılan 63 sayılı komşu parsel ile bir bütünü oluşturduğu, hazinenin tutunduğu Aralık 957 gün 5 sayılı tapu kaydının çekişmeli taşınmazın kayıt miktarı kadar olan kesimini kapsadığı, davacı tarafın tutunduğu K.sani 1325 gün 264 sayılı tapu kaydının da çekişmeli taşınmazın tapu miktarı kesimini kapsadığı ve her iki tarafın tutunduğu tapu kayıtların 5 dönüm miktarlı olduğu, birbirini sınır gösterdiği ve değişebilir sınırlı olduklarından kayıtların yüzölçümü ile geçerli kayıtlar olduğu toplanan deliller ve dosya içeriği ile belirlenmiştir. Kadastro tesbitinin yapıldığı günde yürürlükte bulunan 766 sayılı tapulama kanunun 33 maddesi hükmüne göre bir taşınmazın en fazla 100 dönümlük kesiminin belgesiz zilyetlikle kazanılması mümkündür. Davacı tarafın söz konusu tapu kaydına dayanarak zilyetliklerinde bulundurdukları her iki parselin yüzölçümleri toplamı 140.000 m2dir. Bu kesimden hazineye ait tapu kaydının kapsamındaki 4595 m2 yüzölçümündeki miktar çıkarıldıktan sonra davacı tarafın zilyetliğinde bulunan ve hazine tapu kaydının kapsamı dışında kalan kesim 135405 m2dir. Davacı tarafın tapu kaydı da 4595 m2 miktarında olduğundan davacı tarafın tapu kaydına ilave 100 dönümlük taşınmaz kesiminin zilyetlikle iktisap edilebilecek miktar olmak üzere taşımazın toplam 104595 m2 yüzölçümündeki kesiminin davacı taraf adına, taşınmazın 35405 m2 yüzölçümündeki kesiminin ise hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece 62 ve 63 sayılı parseller birlikte göz önünde tutularak gerektiğinde bu parsellere ilişkin davalar birleştirilmek sureti ile her iki parselin 104595 m2 yüzölçümündeki kesiminin davacı taraf adına, 35405 m2 yüzölçümündeki kesiminin ise ifrazen hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
2- Dava ve temyiz konusu 86 parsel sayılı taşınmaz dava dışı 87 sayılı parsel ile bir bütünü oluşturmaktadır. 87 sayılı parselin yüzölçümünün 82000 m2, çekişmeli taşımazın yüzölçümü ise 110500 m2 dir.87 sayılı parsele revizyon gören k.sani 1322 gün 271 sayılı tapu kaydı 7352 m2 miktarlıdır. Her iki parselin yüzölçümleri toplamı 195500 m2dir. Kadastro tesbitinin yapıldığı gündeki yasa hükmüne göre bir taşınmazın en fazla 100 dönümlük kesiminin zilyetlikle kazınılması mümkündür. Eylemli durumda taşınmazın doğu ve güney sınırı kadastro dışı alanla çevrili bulunduğundan tapu kaydı yüzölçümü ile geçerlidir. Şu hale göre davacı tarafın tapu kaydı ve zilyetlikle iktisap edebileceği miktarların toplamı 107352 m2den ibarettir. Davacı taraf adına tesbit edilen 87 parsel sayılı ve 82000 m2 yüzölçümlü taşınmazın tesbiti kesinleşmiş olduğundan, davacı tarafın çekişmeli taşınmazın en fazla 25352 m2 yüzölçümündeki kesimini iktisap etmesi mümkündür. Edinmenin diğer koşulları da gerçekleşmiş bulunduğundan mahkemece dava konusu taşınmazın 25352 m2 yüzölçümündeki kesiminin davacı taraf adına, 85148 m2 yüzölçümündeki kesiminin ise ifrazen hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
3- Hazinenin dava ve temyiz konusu 93 ve 94 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafın tutunduğu ve yüzölçümü ile geçerli olan tapu kaydının dava dışı 92 sayılı parsele yüzölçümü ile revizyon gördüğü ve tesbitinin kesinleştiği belirlemiştir. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazları kapsadığı kabul edilen, kadastro tesbitinin yapıldığı gündeki hukuksal duruma göre çekişmeli taşınmazların en fazla 100 dönümlük kesiminin zilyetlikle iktisabı mümkündür. Edinmenin diğer koşullarının da gerçekleştiği belirlendiğine göre çekişmeli taşımazların 100 dönümlük kesiminin davacı taraf adına, bu miktarı aşan kesimlerinin ise hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. 93 sayılı parsel 33750 m3 yüzölçümünde olduğundan bu miktarın içindedir. 94 sayılı parselin de 66250 m2lik kesiminin de davacı tarafça iktisabı yukarıda açıklanan nedenlerle mümkün olduğundan taşınmazın bu miktarı aşan 53000 m2 yüzölçümündeki kesiminin hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
4- Dava ve temyiz konusu 117 sayılı parselin davacı taraf adına tesciline karar verilmiş ise de, taşınmazda davacı tarafın zilyetliğinin bulunmadığı ve tapu kaydının da olmadığı, dosya içeriği ile belirlemiştir. Hal böyle olunca çekişmeli taşımazın hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
5- Dava ve temyiz konusu 122 sayıyı parselinde zilyetlikte iktisap edildiği ve davacı tarafında tapu kaydının da bulunduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de tutunulan tapu kaydı 3 dönüm miktarlı olup yüzölçümü ile dava dışı 119 sayılı parsele revizyon görmüştür. Kayıtta çekişmeli taşımazın bulunduğu yer Manok tarlası olarak gösterilmiştir. Bu gibi kişilerden kalan yerlerin zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Tapu kaydı da yüzölçümü ile geçerli olduğundan taşınmazın hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
6- Hazinenin dava ve temyiz konusu 137 parsel sayılı taşınmazla ilgili temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı dava dışı 139 sayılı parsele revizyon görmüştür. Tapu kaydının miktarı 10 dönüm karşılığı 9190 m2 den ibarettir. Bu kayda göre kadastro tesbiti yapılan 139 sayılı parselin yüzölçümü ise 6250 m2dir. Hal böyle olunca çekişmeli taşımazın 2940 m2 yüzölçümündeki kesiminin söz konusu tapu kaydının kapsamında kaldığının kabulü gerekir. Tapu kaydında kaçak ve yitik kişi taşınmazları sınırda gösterildiğinden yüzölçümü fazlasının zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. O halde çekişmeli taşınmazın 139 sayılı parsel sınırından ifrazen 2940 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı taraf adına, fazlasının ise hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, bu yönler dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
7- Dava konusu 154 sayılı parselle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Çekişmeli taşınmazın davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamında olduğu, yüzölçümü fazlası üzerinde de zilyetleri yararına edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenlerle bu parsele ilişkin hazinenin temyiz itirazları yerinde değildir.
8- Dava ve temyiz konusu 226 sayılı parsel hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: Dava dışı 225 sayılı komşu parsele revizyon gören davacı tapuda kaçak ve yitik kişiyi sınırda gösterilmiştir. Böylesi kişilerden kalan yerlerin zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Bu durumda çekişmeli taşınmazın tapu yüzölçümü fazlası olarak tümünün hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Dava ve temyiz konusu 93 ve 154 parsellerle ilgili hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile hükmün ONANMASINA, dava ve temyiz konusu 62. 86, 94, 117, 122, 137 ve 226 sayılı parseller hakkındaki hükmün hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile BOZULMASINA, 14.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy