(6831 S. K. m. 2, 2/B) (3402 S. K. m. 20)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemiyle açılan davada mahkemece verilen karar davalı hazine tarafından süresinde temyiz edildiği anlaşılmakla dosya incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü;
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle, taşınmazların dört sınırının devlet ormanıyla çevrili olması, ham toprak ve çalılık niteliğiyle tespit edilmesi nedeni ile tapu kaydının dava dışı 143 ada 1 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü de nazara alınarak tapu kayıt kapsamının yüzölçümüne değer verilerek belirlenmesi ayrıca taşınmazların 1744 sayılı yasanın yürürlük döneminden sonra mı yada 1744 sayılı yasa döneminde mi orman rejimi dışına çıkarılan yerlerden olup olmadığının araştırılması gerektiğine değinilmiştir. Mahkemece daire bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, taşınmazların hazine adına olan tapu kayıtlarının iptaline, payları da gösterilmek suretiyle Ahmet Nuri B. ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan araştırma ve uygulama sonunda davacı tarafın tutunduğu dava dışı 143 ada 1 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararı kapsamına, toplanıp değerlendirilen delillere göre yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak; aynı doğrultuda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede orman sınırlandırması ile 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi hükmü gereğince orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin birlikte yapıldığı tartışmasızdır. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede 6831 sayılı yasanın 1744 sayılı kanunla değişik 2. maddesi hükmü gereğince yönetimsel bir işlemin yapılmadığının kabulü gerekir. Nitekim bu hukuksal olgu dosya içeriği ile belirlenmiştir. Kural olarak 6831 sayılı yasanın değişik 2/B maddesi hükmü gereğince orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazlar hazine adına orman sınırları çıkarılır. Davacı tarafın tutunduğu dava dışı 143 ada 1 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri ile eylemli durum dikkate alındığında tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsaması olanaksızdır. Diğer taraftan dayanılan tapu kaydının dava dışı 143 ada 1 parsel sayılı taşınmaza miktarından eksik olarak revizyon görmüş olması davacılar yararına 3402 sayılı kadastro kanunun 20. maddesi hükmü içeriği dikkate alındığında hukuksal bir sonuç doğurmaz. Bu durumda taşınmazların öncesinin orman toprağı ve orman sayılan yerlerden iken 6831 sayılı orman kanununun değişik 2/B maddesi gereğince hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının kabulü gerekir. Ormanlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Mahkemece bu olgular ve bozma dışında kalarak kesinleşen yönler dikkate alınarak davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi davalı hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy