(3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan Canan G. tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 121 ada 8 parsel sayılı 1444.11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satış yoluyla oluşan eklemeli zilyetliğe, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Dursun ve Hacı Ali A. adlarına tesbit edilmiştir. Davacılar Canan G, Osman , Kenan Gülüzar A. taşınmazın miras bırakanlarına ait olduğunu miras payları bulunduğunu ileri sürerek dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine çekişmeli parselin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılardan Canan G. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı 1997 yılında ölen Fehmiye ait olduğu sağlığında davalı tarafa satarak teslim ettiği eklemeli zilyetlik yoluyla taşınmazı edinme koşullarının davalı taraf yararına gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme araştırma uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Aynı miras barakandan kalan 121 ada 9, 12 ve 112 ada 11 parsel sayılı taşınmazların da başka dosyalarda dava konusu oldukları davacıların aynı kişiler oldukları anlaşılmıştır. Bu nedenle aynı nedene dayalı aynı miras bırakandan kalan taşınmazlarla ilgili davaların delilerin değerlendirilmesi açısından birlikte görülmesi gerekir. Diğer taraftan dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar davalı tarafın taşınmazda 15 yıla yakın süreyle zilyet olduğunu bildirdikleri halde tutanakta taşınmazın davalı tarafa 1974 yılında verildiği yazılıdır. Oysa miras bırakan 1997 yılında ölmüştür. 1974 yılından 1997 yılına kadar 23 yıllık süre geçmektedir. Davalı taraf taşınmazda 15 yıl süre ile zilyet olduğu takdirde geri kalan 8 yıllık sürede kimin zilyet olduğu açıklığa kavuşmamıştır. Mahkemece bu çelişki üzerinde durulmamış, tespit bilirkişileri dinlenmemiştir. Eksik soruşturma ile hüküm kurulamaz. O halde öncelikle aynı davacıların açtığı aynı miras bırakandan kaldığı iddia olunan 121 ada 9 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar ile 112 ada 11 parsel sayılı taşınmaza ait dava dosyaları birleştirilmeli, yapılacak keşifte tespit bilirkişilerinin tamamı yerel bilirkişi ve tarafların tanıkları birlikte dinlenerek beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde giderilmeli, dava konusu taşınmazların sağlığında miras bırakan Fehmi tarafından davalı tarafa satılıp satılmadığı satılmış ise hangi tarihte teslim edildiği ve zilyetliğin Fehminin ölüm tarihine kadar kim veya kimler tarafından sürdürüldüğü sorulup saptanmalı miras bırakanın diğer taşınmazlarına ait tutanaklarda getirtilerek diğer mirasçılara bağış veya satış yapılıp yapılmadığının yazılı olup olmadığı incelenmeli, gerekirse dava açmayan diğer mirasçılar da dinlenmeli, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklandığı şekilde inceleme araştırma ve uygulama yapılmaksızın hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy