(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 471 parsel sayılı 6750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Cafer U, Naze Ö, Kibar U ve Hedlan B adlarına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen hazine davalılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın kamu mali niteliğinde mera olmadığı tespit gününde adına tesciline karar verilen zilyet davalı yararına 3402 sayılı kadastro kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen haritada dava konusu taşınmazın çevresini 368 sayılı mera parselinin oluşturduğu belirlenmiştir. Çekişmeli taşınmaz ile mera parselin arasında doğal yada yapay nitelikte ayırıcı bir sınır tarif edilmemiştir. Öte yandan dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde toprak komisyonunca 1976 yılında mera tahsisi yapıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki mera tahsis haritası dayanağı belgeler ve özellikle tahsise dayanak norm kararı getirtilerek incelenmemiştir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle mera tahsis haritası ile eki belgeleri özellikle norm kararı getirtilmeli, dava konusu taşınmaz başında yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı dava sonucunda yararı olmayan yerel ve aynı yöntemle gösterilecek tanıklar ile uzman bilirkişi aracılığı ile yeniden keşif yapılmalı tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenmeli, yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle kadastro paftası mera tahsis haritası çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, dava konusu taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, dava konusu taşınmazın çevresini oluşturan 368 parsel sayılı taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılagelen yerlerden olduğu belirlendiği ve çekişmeli taşınmazın tahsis haritasının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde mera niteliğini yitireceği, tahsis gününden tespit gününe kadar 20 yıllık sürenin geçmediği dikkate alınarak taşınmazın hazine adına tesciline karar verileceği düşünülmeli, dava konusu taşınmazın çevresini oluşturan 368 sayılı mera parselinin öncesinin geleneksel biçimde mera olarak kullanıla gelen yerlerden olmadığı, köyün ihtiyacı nedeniyle mera olmadığı halde yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edildiğinin belirlenmesi ve çekişmeli taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde davalının taşınmaz üzerindeki sürdürdüğü zilyetliğin başlangıç günü süresi sürdürülüş biçimi araştırılmalı, davalının taşınmaz üzerinde iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunup bulunmadığı saptanılmalı bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy