(3402 S. K. m. 13, 16)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında temyiz konusu 117 ada 5, 29, 119 ada 7 parsel, 121 ada 33 parsel, 139 ada 8 parsel, 184 ada 4 ve 6 parsel sayılı sırasıyla 9341.70 m2, 23927,87 m2, 14074.77 m2, 23444.40 m2, 9594.84 m2, 2549.95 m2, 725.60 m2, 744.12 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kadimden beri Cücün köyü tüzel kişiliğine ait olduğundan bahisle Cücün köyü tüzel kişiliği adına, 119 ada 9 parsel ve 192 ada 1 parsel sayılı 6759.04 m2, 6995.02 m2 yüzölçümündeki taşınmazlarda tapu kayıtlarına dayanılarak Cücün Köyü Tüzel Kişiliği adına 173 ada 4 parsel sayılı 7150.03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise tapu kaydına dayanılarak Kabaklı köyü tüzel kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı hazine Cücün köyü tüzel kişiliğini hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısman kabul kısmen reddi ile 173 ada 4 parsel sayılı taşınmazın Kabaklı köyü tüzel kişiliği adına, 117 ada 5 ve 29 parsel, 119 ada 7 ve 9 parsel, 121 ada 33 parsel, 139 ada 8 parsel, 184 ada 4 ve 6 parsel, 192 ada 1 parsel sayılı taşınmazların Cücün köyü tüzel kişiliği adına, 117 ada 66 parsel sayılı taşınmazın hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı hazinenin temyizi 117 ada 66 parsel sayılı taşınmaz dışında kalan parsellerle ilgili hükümlere yöneliktir.
1-) Kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da tescile karar verilen kişi veya kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Dava ve temyiz konusu 4 parsel sayılı taşınmaz kadastro sırasında Kabaklı köyü tüzel kişiliği adına tespit edilmiştir. Hazine ise Cücün köyü tüzel kişiliğini hasım göstermiş ve dava açmıştır. Hal böyle olunca 173 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında dava günüde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak 173 ada 4 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki dava husumet yönünden red edildiğine göre tespit gibi işlem yapılmak üzere 173 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tutanağı ve eki belgelerin kütüklerin devri halinde tapu sicil müdürlüğüne aksi halde kadastro müdürlüğüne geri çevrilmesi karar verilmesi gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve hazine hakkında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fırkasının (1) numaralı bendinin karar yerinden çıkarılmasına, yerine davacı hazinenin 173 ada 4 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının husumet yönünden reddine kütükler devredilmiş ise tutanağı ve eklerinin tapu sicil müdürlüğüne aksi halde Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
2-) 119 da 9 ve 192 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydına dayanarak davalı Cücün köyü adına tespit edilmiştir. Mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillere göre bu taşınmazların tapu kayıt malik tarafından köyü tüzel kişiliğine bağışlandığı taşınmazlar üzerinde tespit gününde davalı Cücün köyü tüzel kişiliği yaranına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesinde öngörülen mülk edinme koşullarının gerçekleştiği dikkate alınarak bu taşınmazlarla ilgili olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı hazinenin 119 ada 9, 192 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının da reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
3-) Hazinenin temyizine konu diğer taşınmazlarla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bu taşınmazlar üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen davalı köyü tüzel kişiliği yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı hazine 22.11.2001 havale günlü dilekçesi ile taşımazlar hakkında dava açmış ise de açık ve seçik biçimde dava nedenlerini bildirmemiştir. Hal böyle olunca hazineye davası açıklattırılmalı, davalı köy tüzel kişiliği adına tespit gören bu taşınmazlarla ilgili olarak delilleri sorulup saptanmalı, dava nedenleri belirlenmeli, göstereceği deliller toplanılmalı, bundan sonra yöreyi iyi ilen elverdiğince yaşlı yerel ve uzman bilirkişi aracılığı ile tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu takdirde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın öncesinin ne olduğu; fiziksel yapısı, türü belirlenmeli, kimden kime kaldığı saptanmalı, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmamı, zilyetliğin süresi, sürdürülüş biçimi belirlenmeli tutanak bilirkişilerin beyanları ile bilirkişi ve tanık sözleri arasında çelişki olduğu takdirde tutanak bilirkişileri taşınmaz başında dinlenerek aykırılık giderilmeli, komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanakları belgeler ile bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli taşınmazların tespit edilen türü ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi hükmü de göz önünde tutularak deliller değerlendirilmeli taşınmazların kamu malı niteliğinde mera, harman yeri olup olmadığı saptanmalı, bundan sonra toplana ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile bu parsellerle ilgili hükmün BOZULMASINA, 07.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy