(3402 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 93 ve 96 parsel sayılı 1624 m2 ve 1968 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ayrı tapu kayıtlarına dayanılarak hazine adına tespit edilmiş, 93 sayılı parsel üzerindeki evin Mustafa oğlu Mehmet Çekiş'e ait olduğu beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Ali Çekiş miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. mahkemece davanın reddine, taşınmazların hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Mahkemece dava konusu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden devlete kalan yerlerden olduğundan söz edilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazlardan 96 parsel sayılı taşınmaz ormana komşu bulunmaktadır. Orman tahdidi kadastro tespitinden sonra yapılmış olup kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadığı gibi bu konudaki orman tahdit harita ve tutanağı getirtilip röper noktaları da gösterilmek suretiyle gereği gibi yerine uygulanmamıştır. Diğer bir anlatımla nizalı taşınmazların kadastro tespitlerine esas olan 22.3.965 tarih 32 ve 31 numaralı tapu kayıtları idari yoldan oluşmuştur. Tapu kaydında iktisap nedenlerinden söz edilmemektedir. Anılan tapu kayıtlarının dayanakları belgeler tapu idaresinden getirtilip incelenmemiş, taşınmazların tapuya kayıt nedeni araştırılmamıştır. Diğer yönden dosyadaki mevcut TABLENDİKATİF cetveline göre taşınmazlarda Mustafa Çekiş'in işgalinde olduğu ve hazine adına tespit yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece 4753 sayılı yasa uyarınca az yukarda sözü edilen belge göz önünde tutularak hazine adına herhangi bir tapu kaydı oluşturulup oluşturulmadığı da araştırılmamıştır. Yetersiz araştırma ile hüküm kurulamaz. O halde öncelikle taşınmaza komşu olan orman tahdit harita ve tutanağının kesinleşip kesinleşmediği saptanmalı, haritası getirtilmek suretiyle röper noktaları da belirlenmeli, ve konusunda uzman teknik bilirkişiye uygulattırılmalı, ve nizalı taşınmazların orman tahdit harita ve tutanağında kalıp kalmadığı belirlenmelidir. Diğer yönden kadastro tespitine esas olan mart 965 tarih 31 ve 32 nolu ve tek taraflı olarak oluşturulan tapu kaydının dayanağı belgelerin bulunup bulunmadığı tapu idaresinden sorulup getirtilmeli, özellikle iktisap nedeninin kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı üzerinde durulmalıdır. Anılan tapu kayıtları hazinenin müzekkeresi ile tek taraflı olarak oluşturulmuştur. Bu kaydın az yukarda sözü edilen istisna edilen üzerinde zilyet bulunan davacı Ali Çekiş'i bağlamayacağı tartışmazdır. Ne var ki dava konusu taşınmazın Hatay'ın ilhakından önceki yıllarda kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığının belirlenmesi önem arz etmektedir. Dosya arasında mal müdürü vekili İsmail Süzer imzalı 8.10.999 tarihli yazıda dava konusu taşınmazları kaçak ve yitik kişilerden kalmadığı bildirilmiş buna karşın 28.1.2000 tarihli kaymakamlık yazısında taşınmazın bulunduğu yörede kaçak ve yitik kişilerin olduklarını bilahare köyü terk ettiklerini ve çevre köylerden bazı ailelerin bu köye iskanen yerleştirildiği belirtilmiş ancak, dava konusu taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kaldığı konusunda herhangi bir açık beyandan söz edilmemiştir. Bir köyde kaçak ve yitik kişilerin bulunması o köyün tüm taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kaldığı anlamına gelmeyeceği gibi o köyde oturup köyü terk eden ancak, kaçak ve yitik kişi olmayan kişilerden de kalabileceği hususları da kuşkusuzdur. Bu nedenle az yukarda sözü edilen yazılar içeriği de göz önüne alınarak bu yazılar arasındaki çelişki giderilmeli, özellikle dava konusu taşınmazların öncesinin ne olduğu, boş hali arazilerden olup olmadığı konusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı açıklamalı bilgi alınmalı, ve taşınmazların öncesinin kaçak ve yitik kişilerin kullanımında iken adı geçenlerin kaybolması neticesi onlardan kalan taşınmazlar olup olmadığı açık ve seçik olarak saptanmalı, Türkiye'yi herhangi bir tarihte terk eden her kişinin kaçak ve yitik kişi sayılamayacağı göz önünde tutulmalı, ondan sonra taşınmaz üzerinde taşınmazın ilk malikinin kim olduğu kimden kime kaldığı zilyetliğin sürdürülüş süresi ve tapu kaydının oluştuğu güne kadar taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin 20 yıla ulaşıp ulaşmadığı belirlenmeli, varsa belirtmelik tutanakları getirtilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu konuya yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz davacı Ali Çekiş'in yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy