(3402 S. K. m. 28, 29)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine ile katılan tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında taşınmaz başında yöreyi iyi bilen yaşlı yerel, uzman bilirkişi ve tarafların gösterecekleri tanıklar da hazır olduğu halde yeniden keşif yapılması, davalıların zilyet olup olmadıkları, zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi, hakkında bilgi alınması, davalıların 2924 Sayılı Yasanın 4127 Sayılı Kanunla değişik 5. maddesi hükmünden yararlanıp yararlanmayacaklarının belirlenmesi, fındık ağaçları ile ilgili olarak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmünün dikkate alınması, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra 2924 Sayılı Yasanın 4127 Sayılı Kanunla değişik hükümlerinin göz önünde tutulması gereğine değinilerek karar bozulmuştur. Bozmadan sonra Hasan bir bölüm yeri satın alma hakkının doğduğunu, zilyet olduğunu ve şerh verilmesini ileri sürerek davaya katılmıştır. Katılma talebi ara kararı ile red edilmiştir. Mahkemece Hazinenin davasının kısmen kabulü ve kısmen reddi ile 922 sayılı parselin 7.6.2001 tarihli rapor ve krokide ( A ) harfi ile gösterilen 87,58 m2, ( L ) harfi ile gösterilen 300,31 m2, ( N ) harfi ile gösterilen 50,35 m2'lik bölümlerin ifrazı ile ham toprak olarak Hazine adına 2/B parseli olarak tapuya tesciline, bakiye parselin aynı parsel numarası ile Hazine adına 2/B parseli olarak tespitteki niteliği ile tesciline, beyanlar hanesindeki şerhin tespitteki gibi devamına karar verilmiş; hüküm davacı Hazine ile ara kararı ile talebi red edilen katılan tarafından temyiz edilmiştir.
Hasan, 1.5.2001 tarihli dilekçeyle davaya katılma isteğinde bulunmuş ve dava konusu taşınınazda hak sahibi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 19. 11.2001 tarihli son oturumda katılmak isteyen Hasan'ın dilekçesinin harcını yatırmadığı ve taraflara dilekçesini tebliğ ettirmediği gerekçe gösterilerek katılma isteğinin reddine karar verilmiş ise de bu kararda isabet bulunmamaktadır. Zira katılma dilekçesi verilmekle kadastro davalarında katılma kendiliğinden oluşur. Harcın yatırılması ve dilekçenin taraflara tebliğ edilmesi için mahkemece katılmak isteyen kişiye süre verilmesi, bu süreye uyulmadığı ve gerekleri yerine getirilmediği takdirde katılma isteğinin reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece katılmak isteyen Hasan'ın dilekçenin harcını yatırması ve dilekçeyi taraflara tebliğ ettirmesi için süre verilmeksizin katılma isteğinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 6.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy