(3402 S. K. m.22)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hâkiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 534 parsel sayılı 1880 m2 yüzölçümündeki ve 529 parsel sayılı 18013 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak eşit paylarla Adem, Bedi ve Malik adlarına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen Hüsne, miras yolu ile gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece usuli nitelikteki Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yapılan kadastronun 2. kadastro olduğu gerekçesi ile 3402 Sayılı Kanununun 22/1. maddesi uyarınca kadastronun tümüyle iptaline, tutanakların tapu sicil müdürlüğüne iadesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların kadastrosunun ilk kez 1939 yılında yapıldığı, tutanak ve harita düzenlendiği, kesinleşmesi üzerine tapu kütüğüne işlendiği, hatta tapu kaydının intikal gördüğü dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Kuşkusuz yapılan bu işlemler kadastro niteliğindedir. 3402 Sayılı Kanunun 22. maddesine göre bir yerin ikinci kez yapılan kadastrosu bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır. Bu durumda dava konusu taşınmazların 1984 yılında yapılan kadastrosu ikinci kadastro niteliğinde olup tümüyle geçersizdir. Mahkemece bu esaslar göz önünde tutularak ikinci kadastronun tümünün iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 2.920.000 lira harcın temyiz edenden alınmasına, 21.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy