(3402 S.K. m.13)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 3.6.2003 günü belirlenen saatte temyiz eden Hazine vekili Av.Armağan Örücü, Ayşe İnan vd. vekili Av.Yusuf Ziya Ataç, Rasim Yolgezen ve arkadaşları vekili Av.Erol Afacan, Hüseyin Yaman ve arkadaşları vekili Av.Hasan Orta geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 452 ada 4, 451 ada 12, 19, 5, 15, 20, 23 parsel sayılı taşınmazların tespiti, zilyetleri yararına tespitte uygulanan tapu kaydının hukuki değerini kaybedip kaybetmediğinin takdiri mahkemeye ait olduğundan söz edilerek, 451 ada 14, 17, 25, 34 parsel sayılı taşınmazların tespiti de çifte tapu nedeniyle malik haneleri boş bırakılmak suretiyle yapılmıştır. tespitten sonra davacılar Rasim Yolgezen ve arkadaşları tarafından 452 ada 4 parsel sayılı taşınmaz için, Ahmet Danacı ve arkadaşları 451 ada 12, Mehmet Çivici 451 ada 19, Hafize Küçükoğlu ve arkadaşları 451 ada 5, 15, 20, 23, Hüseyin Yaman ve arkadaşları tarafından aynı ada 14 ve 17 sayılı parseller için Hazine ve Hacı Ahmet mirasçıları aleyhlerine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası görevsizlikle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Ahmet Dağlar mirasçıları Murat Dağlar ve arkadaşları davalılar Hacı Ahmet mirasçılarının tapu kaydının hukuki kıymetini kaybettiğini öne sürerek ve başka tapu kayıtlarına dayanarak 451 ada 25 ve 34 sayılı parsellerin boş bırakılan malik hanelerinin adlarına doldurulması talebiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmışlardır. Halil Çivici kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 451 ada 20 parsel için, Bülent ve Münevver Akbaş ile Hidayet Alkan 451 ada 15 parsel için, davacılar yanında davaya katılmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davacılar Rasim Yolgezen ve arkadaşları, Ahmet Danacı ve arkadaşları, Mehmet Çivici, Hafize Küçükoğlu ve arkadaşları ile katılanların davalarının reddine, Hüseyin Yaman ve arkadaşları ile Ahmet Dağlar mirasçılarının davalarının kabulüne, 452 ada 4, 451 ada 12, 19, 5, 15, 20, 23 sayılı parsellerin davalılar Hacı Ahmet mirasçıları adlarına, 451 ada 14 ve 17 sayılı parsellerin Ahmet Yaman mirasçıları Hüseyin Yaman ve paydaşları, aynı ada 25 ve 34 parsel sayılı taşınmazların Ahmet Dağlar mirasçıları adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar Rasim Yolgezen ve arkadaşları, Mehmet Çivici mirasçıları Hanife Çivici ve arkadaşları, Ahmet Danacı ve arkadaşları, Hafize Küçükoğlu ve arkadaşları, katılanlar, davalı Hazine ve davalılar Hacı Ahmet mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyiz konusu taşınmazların Hacı Ahmet mirasçılarının dayandığı Temmuz 1301 daimi, 7 sayılı sicilden gelen 28.7.1954 tarih 213 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı ve dava konusu 451 ada 14, 17, 25 ve 34 parsel sayılı taşınmazları kapsadığı belirlenen önceki günlü tapu kaydının hukuksal değerini yitirdiği, 4, 5, 12, 15, 19, 20 ve 23 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise sözü edilen tapu kaydının hukuksal değerini koruduğu gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
1- Dava konusu 451 ada 14, 17, 25 ve 34 parsel sayılı taşınmazların Temmuz 1301 daimi, 7 sayılı tapu kaydının yüzölçümü ile kapsamında kaldığı, Hüseyin Yaman ve arkadaşları ile Ahmet Dağlar mirasçılarının dayandığı Hazinenin taraf olmadığı, tescil davası sonucunda oluşan 10.4.1953 tarih, 41, 43, 45 ve 46 sayılı tapu kayıtlarının da sözü edilen taşınmazları kapsadığı, tarafların dayandığı tapu kayıtlarının tedahül ettiği, çakıştığı, bir başka deyişle iç içe girdiği mahkemece yapılan keşif, uygulama toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak tapu kayıtlarının iç içe girmesi halinde önceki günlü doğru temele dayanan ve hukuksal değerini yitirmeyen kayda değer verilmesi zorunludur. Bu hukuksal olgunun ışığı altında somut olaya bakıldığında yanlar arasındaki uyuşmazlık Temmuz 1301 daimi, 7 sayılı tapu kaydının hukuksal değerini yitirip yitirmediğinin belirlenmesi yoluyla çözümlenecektir. Sözü edilen tapu kaydı ilk kez 1301 daimi, 7 sayılı sicilde oluşmuş, 28.7.1954 tarih 213 sayılı sicilde intikal görmüştür. Kayıt maliki Hacı Ahmet'in 1327 tarihinde bir başka deyişle 1911 tarihinde vefat ettiği dosya içeriği ile saptanmıştır. Kayıt malikinin ölüm günü ile kaydın intikal günü arasında 20 yılı aşkın sürenin geçtiği tartışmasızdır. Somut olayda saptanması gereken hukuksal olgu kayıt maliki Hacı Ahmet'in ölüm günü ile kaydın intikal ettiği gün arasında önceki günlü tapu kaydının kapsamında kalan, parsel sayıları az yukarıda belirtilen taşınmazlar üzerinde kim yada kimlerin ne biçimde ve hangi sürede zilyet olduklarının belirlenmesine ilişkindir. 451 ada 14, 17, 25 ve 34 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde önceki günlü tapu kayıt maliki Hacı Ahmet mirasçılarının zilyet olmadığı, 10.4.1953 tarih 41, 43, 45 ve 46 sayılı tapu kaydı maliki ve mirasçılarının tescil davasının açıldığı günden geriye doğru 20 yılı aşkın süreyle dava konusu taşınmazlar üzerinde zilyet oldukları mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ve dosya içeriğiyle belirlenmiştir. Her ne kadar tescil davasında önceki günlü tapu kayıt maliki Hacı Ahmet ile mirasçılarının taraf olmadığı onları bağlayamayacağı düşünülse bile tescil yoluyla oluşan tapu kaydının dayanağı ilam Hüseyin Yaman ve arkadaşları ile Ahmet Dağlar mirasçılarının taşınmazlarda 10.4.1953 tarih 41, 43, 45 ve 46 sayılı tapu kayıtlarının temelini oluşturan tescil davasının açıldığı günden geriye doğru en az 20 yıl süreyle zilyet olduklarının güçlü delili niteliğindedir. Kuşkusuz güçlü delilin aksi daha güçlü delil ile kanıtlanabilir ise de somut olayda Hacı Ahmet mirasçıları söz konusu taşınmazlar üzerinde zilyet olduklarını kanıtlayamamışlardır. Kaldı ki 451 ada 14, 17, 25 ve 34 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarında Hacı Ahmet mirasçılarının zilyet olmadıkları da vurgulanmıştır. Kadastro tutanağı kural olarak aksi ispatlanması gereken belge niteliğinde değildir. Bu olgular dikkate alınarak mahkemece Hacı Ahmet mirasçılarının dayandığı tapu kaydının hukuksal değerini yitirdiği ve Hüseyin Yaman ve arkadaşları ile Ahmet Dağlar mirasçılarının dayandığı hukuksal değerini yitirmeyen 10.4.1953 tarih 41, 43, 45 ve 46 sayılı tapu kayıtlarına değer verilerek adı geçenler yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleştiği gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Hacı Ahmet mirasçıları ile Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 451 ada 14, 17, 25 ve 34 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükümlerin ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Yargıtay duruşmasında kendilerini vekille temsil ettiren davacılar Hüseyin Yaman ve arkadaşları ile Ahmet Dağlar mirasçıları yararına takdir ve tespit olunan 275.000.000 lira avukatlık parasının davalılar Hacı Ahmet mirasçılarından alınarak adı geçen davacılara verilmesine, Hazinenin davadaki konumu Yargıtay ilamının nitelik ve içeriği dikkate alındığında Hazine aleyhine avukatlık parası takdirine yer olmadığına,
2-451 ada 5, 12, 15, 19, 20, 23 ve 452 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükme yönelik davacılar Rasim Yolgezen ve arkadaşları, Hanife Çivici ve arkadaşları, Ahmet Danacı ve arkadaşları, Hafize Küçükoğlu ve arkadaşları, katılan davacılar ile davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 451 ada 5, 12, 15, 19, 20, 23, ve 452 ada 4 parsel sayılı taşınmazların Hacı Ahmet mirasçılarının dayandığı Temmuz 1301 daimi, 7 sayılı sicilden gelen 28.7.1954 tarih 213 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı, kayıt maliki Hacı Ahmet mirasçıları ile katılan davacıların sözü edilen taşınmazlar üzerinde zilyet olmadığı, davacılar Rasim Yolgezen ve arkadaşları, Hanife Çivici ve arkadaşları, Ahmet Danacı ve arkadaşları Hafize Küçükoğlu ve arkadaşlarının söz konusu taşınmazlarda iktisap sağlayan 20 yıla ulaşan zilyetliklerinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, 27.9.1956 tarihli komisyon kararının nitelik ve içeriği taşınmazlarla ilgili olarak düzenlenen tespit tutanakları kapsamına göre az yukarıda adı geçen davacıların Hacı Ahmet mirasçılarının tutunduğu Temmuz 1301 daimi, 7 sayılı tapu kaydının intikal gördüğü 28.7.1954 tarihinden geriye doğru taşınmazlar üzerinde iktisap sağlayan süreye ulaşan 20 yıllık zilyetliklerinin bulunduğu, aksi doğrulanmayan 27.9.1956 tarihli komisyon kararı içeriği, tespit tutanakları kapsamı, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bir bölüm yerel bilirkişi ve tanıkların birbirlerini doğrulayan ve tümleyen anlatımları ile belirlenmiştir. Mahkemece Hacı Ahmet mirasçılarının dayandığı tapu kaydının hukuksal değerini yitirdiği taşınmazlar üzerinde Hacı Ahmet mirasçıları karşısında üçüncü kişi durumunda bulunan davacıların iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliklerinin bulunduğu katılan davacıların zilyetliklerinin bulunmadığı davacılar yararına söz konusu taşınmazlar üzerinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleştiği dikkate alınarak söz konusu taşınmazlardan 452 ada 4 parsel sayılı taşınmazın Rasim Yolgezen ve arkadaşları 451 ada 19 parsel sayılı taşınmazın Hanife Çivici ve arkadaşları 451 ada 12 parsel sayılı taşınmazın Ahmet Danacı ve arkadaşları, 451 ada 5, 15, 20 ve 23 parsel sayılı taşınmazların Hafize Küçükoğlu ve arkadaşları adına tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz,
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden 451 ada 5, 12, 15, 19, 20, 23 ve 452 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükümlerin BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendilerini vekille temsil ettiren davacılar Rasim Yolgezen ve arkadaşları, Hanife Çivici ve arkadaşları, Ahmet Danacı ve arkadaşları, Hafize Küçükoğlu ve arkadaşları yararına takdir ve tespit olunan 275.000.000.- lira avukatlık parasının davalılar Hacı Ahmet mirasçıları ile katılanlardan alınarak adı geçen davacılara verilmesine, 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy