(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Yalçın, katılan Bahri ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamlarında özetle dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 3621 sayılı yasa uyarınca kıyı kenar çizgisi belirlenmiş ise harita ve dayanağı belgelerinin getirtilmesi, aksi takdirde davacı tarafa idareye başvurması ve kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi için önel verilmesi, kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi halinde harita ve dayanağı belgelerinin yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanması, uzman bilirkişiden haritalı, gerekçeli rapor alınması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gereğine değinilmiştir Mahkemece bozma ulamlarına uyulduktan sonra dava konusu 619 parsel sayılı taşınmazla ilgili 1996/10 esas sayılı dosyanın yine dava konusu 536 parsel sayılı taşınmazla ilgili 1996/9 esas sayılı bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Yargılama sırasında Bahri her ne kadar karar başlığında davacı olarak adı geçiyorsa da aslında davacı olduğuna dair dilekçe bulunmadığından bahisle mahkemece verilen süre içerisinde katılma dilekçesi vererek 536 parsel sayılı taşınmazın davacı Yalçın'la eşit paylarla adına yazılmasını istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacıların davalarının reddine, dava konusu 536 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile kumluk olarak sınırlandırılmasına ve tespit dışı bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı Yalçın, katılan davacı Bahri ve davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 536 ve 619 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki dava dosyaları birleştirilmek suretiyle yürütülmüştür. Ne var ki mahkemece 619 parsel sayılı taşınmaz hakkında herhangi bir karar oluşturulmamıştır. Biri hakkında verilecek karar diğerini etkileyeceği kuşkusuzdur. Bu nedenle 619 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm oluşturulmaması isabetsizdir.
Sonuç: Bu nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 13.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy