(1086 S. K. m. 429)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle, tapu kayıtlarının dayanağı olan haritalar yerel ve uzman bilirkişiler aracılığı ile kapsamlar belirlenerek nizalı taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerektiği yönüne değinilmiştir. Bozma sonrası davaya Selim ile Zilfet tapu kaydı ile katılmışlardır. Mahkemece davacıların davasının reddine, katılanların davasının kabulüne, taşınmazın Ömer mirascıları Hüsne ve payaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacıların davasının reddine, katılanların davasının kabulüne taşınmazın katılanlar adına tesciline karar verilmiş isede, yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Oysa bozmaya uyulmakla lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak doğar. Mahkemece bu ilkeye uyulmamış ve bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında özellikle 1936 günlü sicilden gelen paylaşmaya ilişkin mahkeme hükmüne dayanak oluşturan tapu kayıtlarının haritalarının bulunduğu bu haritaların ölçek ve kenar uzunluklarının da gösterildiği belirtilmiş ve uzman bilirkişi aracılığı ile yerine uygulanması gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bu haritalar getirtilmemiş ve keşifte uygulanmamıştır. Bundan ayrı olarak davaya katılanların dayandığı tapu kaydının dayanağı olan Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.8.1950 gün 57/53 sayılı ilam örneği dosyada olduğu halde dosyası ve krokisi istendiğinde tapu sicil müdürlüğüne yazılan yazının yetersiz olması nedeni ile dosyanın ve krokinin bulunmadığı bildirilmiştir. Oysa sözü edilen ilam dosyada bulunduğuna göre ilam örneği eklenerek dosya ve krokinin istenmesi gerekir. Ayrıca komşu 269 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak açılan davada yapılan keşif ve bilirkişi raporunda 269 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydının kısmen dava konusu 270 parsel sayılı taşınmazı da kapsadığı belirtilmiştir. Bu husus dikkate alınmamış ve değerlendirilmemiştir. Bu nedenle mahkemece 1936 günlü sicilden gelen tapu kaydına dayanak olan harita getirtilmeli, ölçek ve kenar uzunluklarından faydalanılarak uzman bilirkişi aracılığı ile yerine uygulanmalı ve kapsamı belirlenmelidir.
Ayrıca katılanların dayandığı tapu kaydının dayanağı olan Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.8.1950 gün 57/53 sayılı ilam örneği eklenerek Tapu Sicil Müdürlüğünden bu ilama ait dosya ve kroki istenmeli buda yerine uygulanarak kapsamı belirlenmeli, ayrıca komşu 269 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak görülen dava dosyası bu dosyanın içerisinde bulunduğundan o dosyada yapılan keşif ve uygulama ilgili uzman bilirkişi raporu ve haritası uzman bilirkişiye uygulattırılmak suretiyle 269 sayılı parselin dayanağı tapu kaydının kısmen 270 parsel sayılı taşınmazı da kapsadığı saptandığında bu hususta gözönünde tutulmalı ve bu davanın davacısı ile katılanının bu bölüm üzerinde bir hakkının olup olamayacağı tartışılmalı, komşu 217 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydının ilk oluştuğu tarihten itibaren getirtilip bu yolla denetleme yapılmalı, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklandığı şekilde inceleme, araştırma ve uygulama yapılmaksızın hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy