(3402 S. K. m. 14, 15)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 194 ada 2 parsel sayılı 2596.70 m2, 167 ada 9 parsel sayılı 2142.92m2, 200 ada 17 parsel sayılı 11141.03m2 yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydına, satınalmaya ve zilyetliğe dayanarak davalı Remzi adına tespit edilmiştir. Davacılar Satiye ve Seher miras yoluyla gelen hakka dayanarak davalı adına yapılan tesitlerin ipatli ile Raşit mirasçıları adına hisseleri oranında tescili için dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar veriliş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tespit tutanağındaki edinme nedenleri gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş isede mahkemece yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Öncelikle dava konusu taşınmazın kimden kime kaldığı, kimin zilyet bulunduğu ve zilyetliğin sürdürülüş biçimi hakkında yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazların davacı tarafın miras bırakanı Esat tan mı yoksa 1997 yılında ölen ve vergi kayıt maliki olan Raşit ten mı kaldığı konusunda ki araştırma dahi yetersizdir. Diğer yönden kadastro tutanağında sözü edilen ve davacı tarafın tutunduğu 4.11.1974 tarih ve 1522 yevmiye numaralı satış senedi ile yine 19.4.1988 tarihli 1345 yevmiye numaralı satış senetlerinde sözü edilen taşınmazların hangi parsellere ait olduğu mahallinde yapılan keşif ile saptanmamıştır. Diğer yönden bilirkişi ve tanıklar dava konusu taşınmazlarda Seher'in zilyet olduğunu haber vermişlerdir. Dava konusu taşınmazlar tapusuzdur. Satış ile zilyetliğin devri diğer bir anlatımla teslim satışın geçerliliği için koşuldur. Taşınmaz üzerinde satın alan davalı Remzi nin zilyet bulunup bulunmadığı taşınmazı teslim alıp almadığı yeterli biçimde araştırılmamış davacıların taşınmazdaki zilyetlik nedenleri üzerinde durulmamıştır. Yetersiz araştırma ile hüküm kurulamaz. O halde öncelikle ayrı ayrı mahallinde yapılacak keşifte dava konusu taşınmazların Esat tan kalıp kalmadığı konusunda yeterli araştırma yapılmalı, Esat'ın hangi tarihte öldüğü belirlenmeli, mirasçılarının bulunup bulunmadığı saptanmalı, ayrıca Osman'ın dahi öldüğü gözönünde tutularak hangi tarihte öldüğü ve mirasçılarının belirlenmesi için aile nüfus kayıtları getirtilmeli, Osman mirasçılarının tümünün taşınmazı davalı Remzi'ye satıp satmadığı belirlenmeli, ayrıca edinme sebebinde belirtildiği gibi taşınmazın bizzat Esat tarafından davalı tarafa mı yoksa Osman'a mı satıldığı konusunda bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı ayrıca kadastro tutanak bilirkişileri dahi çağırılmak suretiyle meydana gelen çelişki giderilmeli, Esat'ın ölümünden sonra kaç mirasçısı kaldığı açık ve seçik belirtildikten sonra terekesinin dahi paylaşılıp paylaşılmadığı konusunda araştırma yapılmalı özellikle dosyada mevcut satış senetlerinden taşınmazların dava konusu taşınmazlar olup olmadığı gereği gibi yerine uygulanmak suretiyle belirlenmeli, gerektiğinde taşınmazlara komşu parsellere ait kadastro tutanak ve dayanağı belgeler getirtilip nizalı taşınmazlar yönünü ne biçimde sınır gösterdiği belirlenmeli, böylece bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak deliller her birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu konuda yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz;
Sonuç: Bu nedenle davacı tarafın yenide görülün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy