(3402 S. K. m. 14) (743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 103 ada 19 parsel sayılı 22089 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, miras hakkına, pay bağışı ve pay satışına ve zilyetliğe dayanılarak İbrahim, Şevket, Nafiz, Ahmet, Kemal, Mehmet, Ayşe, Cevdet, Seyfi, İsmail, Haşim, Feyzi, Hayriye, Rıfat, Habibe, Mürüvvet, Fadime, Fuat, Ruhiye, Luize, imdat Cemal, Gülseren Arife, Ayşe Ahsen, Sıdıka, Necmettin, ilhan, Güneri, Şevket ve Şevki adlarına tespit edilmiş, kontrol sırasında kontrol memuru ile görüş ayrılığı oluşması nedeniyle komisyona intikal etmiş, komisyonca krokisinde A harfi ile gösterilen 6788,47 m2'lik kısmın 19 parsel numarası ile tespit malikleri adına B harfi ile gösterilen 15357,21 m2'lik kısmı adanın son parsel numarası olan 74 parsel numarası verilerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, 111 ada 324 parsel sayılı 18488 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına dayanılarak ve Jandarma Alay Komutanlığınca atış poligonu olarak kullanıldığından söz edilerek Milli Savunma Bakanlığı adına tespit edilmiş, askı ilanı öncesi hazine itirazı komisyonca kabul edilerek tespit hazine adına değiştirilmiştir. Askı ilanı içinde davacılar Hayriye, Habibe, Rıfat, Mürüvvet, Feyzi, Fadime, Haşim ölü, İbrahim mirasçıları Zekiye, Mehmet, Fuat, Şahiye ölü, Şevket mirasçıları Mustafa, Rıza, Ulviye, Nurhayat ve Şevket, Şevki, Nazif, Ahmet, Mehmet, Ayşe, Cevdet, Seyfi ve İsmail 19 ve 74 parsellerin aslen bütün olduğunu öne sürerek mahkeme kararlarına, kaymakamlık men kararına ve zilyetliğe dayanarak ve 324 parsel hakkında vergi kaydına ve miras hakkına dayanarak ve zilyetliklerinin zorla engellendiğini öne sürerek ayrı ayrı dava açmışlar davalar birleştirilmiştir. Yargılama sırasında Kemal 19 ve 74 parsellerin müşterek zilyetliklerinde iken paylaşma ile 19 parselin kendisine, 74 parselin davacılara isabet ettiğini öne sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece davacıların davasının reddine, katılan davacının kısmen kabulüne, 103 ada 19 ve 74 parsel ve 111 ada 324 parselin komisyon kararı gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davaya katılan Kemal'in davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de davası kısmen kabul edilmediği gibi esasen 19 parsel sayısı adı altında komisyon kararı ile 6788.47 m2 olarak ayrılan ve tespit malikleri adına tesciline karar verilen bölüm hakkında Hazine tarafından dava açılmamış olduğuna göre komisyon kararı kesinleşmiş olup, mahkemece bu bölüm hakkında yeniden karar verilmiş olması yerinde değildir. Kemal'de hükmü temyiz etmediğinden bu husus inceleme ve bozma nedeni sayılmamış ancak, komisyon kararı kesinleşmiş olduğundan hüküm fıkrasının 2. maddesinin hükümden çıkarılmasına, hükmün bu yönünün düzeltilerek ONANMASINA,
Davacılar 1986 yılında zilyetliğin tespiti davası açmış ve zilyet oldukları bölüm belirlenerek krokisi çizdirilmiş ve bu krokinin 19 parsel sayılı taşınmazın komisyon haritasında A harfi ile gösterilen bölümüne uyduğu saptanmıştır. Nitekim komisyonca bu bölüm davacılara verilmiş ve hazine tarafından dava acıtmayarak kesinleşmiştir. Bu durumda komisyon haritasında B harfi ile gösterilen ve 74 parsel sayısı verilen 15357.21 m2'lik bölüm üzerinde davacıların tespit tarihine kadar 20 yıla ulaşan zilyetliklerinin bulunmadığı ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı koşulların davacılar yararına gerçekleşmediği anlaşıldığından mahkemece 74 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 74 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün ONANMASINA,
3- 324 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Bu taşınmazın 1970 yılından tespitin yapıldığı 1993 yılına kadar jandarma tarafından atış poligonu olarak kullanıldığı toplanan delillerle saptanmıştır. Davacılar tarafından bu süre içerisinde dava açılmamış ve jandarmanın el atmasının önlenmesi istenmemiştir. Taşınmaz tapusuzdur. Kamulaştırmasız el koyma halinde dahi bu tür davaların 20 yıllık süre içerisinde açılması gerekir. Tespit tarihine kadar 23 yıllık süre geçmiş olup, bu süre içerisinde davacıların taşınmaz üzerinde zilyetlikleri ve davaları bulunmadığından 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı koşullar davacılar yararına gerçekleşmemiştir. Mahkemece bu taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 324 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 2.920.000 lira ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 6.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy