(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan Hüseyin tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 110 ada 3 parsel sayılı 2663m2 yüzölçümündeki taşınmaz tespit postasınca zilyetlikten Hüseyin Daşkın adına tespit yapılması için komisyona gönderilmesi üzerine komisyonca taşlık, meşelik olduğunu zilyetlikle kazınılacak yerlerden olmadığından söz edilerek hazine adına tespit edilmiştir. İtirazları komisyonca reddedilen Hüseyin D ile Ferit in ayrı ayrı kadastro mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde açtıkları davalar Asliye hukuk mahkemesinde açılmamış sayılmalarına karar verildikten sonra tekrar ele alınarak kadastro mahkemesine devredilmesine karar verilmiştir. Kadastro mahkemesi Hüseyin D 'ın davasının reddine kesinleştiğinde asliye hukuk mahkemesine devrine karar verilmiştir. Nurcan kadastro mahkemesinde komşu parsel kaydına dayanarak dava açmıştır. Ferit in kadastro mahkemesine devrine karar verilen davası Nurcan'ın davası ile birleştirilmiştir. Duruşma sırasında Hüseyin D ve Hüseyin birlikte zilyetliğe dayanarak, orman idaresi de taşınmazın orman olarak hazine adına tescilini ileri sürerek davaya katılmışlardır. Mahkemece Nurcan'ın ve Ferit mirasçılarının davasının feragat nedeniyle reddine, katılan Hüseyin D, Hüseyin ve Orman idaresinin davasının esastan reddine, dava konusu parselin hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm katılan Hüseyin tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliğin aralıksız sürmediği böylece 3402 sayılı kadastro kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının Hüseyin yararına gerçekleşmediği gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.
Dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı tarım toprağı niteliğinde bulunduğu taşınmaz üzerinde meyve ağaçlarının bulunduğu ortalama meyilin yüzde 10 ila yüzde 15 civarında bulunduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama, özellikle teknik bilirkişi ziraat mühendisi orman mühendisinin açıklamalı raporları ve toplanıp değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Hal böyle olunca taşınmazın tarım toprağı niteliğinde bulunduğu kesinleşmiştir. Bu durumda yanlar arasında çekişme tespit gününe kadar dava konusu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin 20 yıla ulaşıp ulaşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Keşifte dinlenen tanıklar dava konusu taşınmazın 30-40 yıldır buğday özellikle fiğ mahsulü ekilmek suretiyle kullanıldığı daha önce taşınmaz üzerine fidanlar dikildiği ama hayvanlar tarafından tahrip edildiği ondan sonra taşınmaz üzerinde 4-5 sene buğday ekildiği elde olmayan nedenlerle zaman zaman kısa sürelerde taşınmazın boş bırakıldığı açıklamalı sözlerinden anlaşılmaktadır. Taşınmazın zaman zaman kısa sürelerle örneğin 1 veya 3 sene boş bırakılması zilyetlik koşulunun aralıksız sürmediği anlamına gelmeyeceği tartışmasızdır. Zilyetlik animus ve korpus unsurlarını birlikte içermesi gerekir. Diğer bir anlatımla zilyette malik olma niyeti asıldır. Dosyadaki mevcut olgu ve bulgular göz önünde tutulduğunda katılan Hüseyin in malik olma niyetinin mevcut bulunduğu bazen elde olmayan nedenlerle taşınmazın 1 veya 3 üç yıl ekilmemesi zilyetliğin terk edildiği ve aralıksız olmadığı anlamına gelmeyeceği tartışmasızdır.
Somut olayda zilyetliğin terk edildiği konusunda dosyada herhangi bir delil de bulunmamaktadır. Yerel bilirkişi ve tanıkların da belirttiği gibi bazı yörelerde toprağın dinlenmesi ve verimin arttırılması yönünde nadasa bırakılması terk anlamına gelmez. Nitekim, tanık Hıdır taşınmazın kısa dönemlerde boş bırakılmasının tarlanın dinlenmesi için gerekli olduğunu boş kaldığı anlarda dahi başka kimselerin gelip müdahale etmediğini bu suretle zilyetliğin çekişmesiz olduğu açık ve seçik bir şekilde olaylara dayalı olarak vurgulamıştır.
Sonuç: Hal böyle olunca taşınmazın katılan Hüseyin adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken bu konuda yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz katılan Hüseyin 'in bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 6.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy