(3402 S. K. m.11, 25, 26)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 148 parsel sayılı 145500m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, miras hakkına, zilyetliğe dayanılarak Osman ve paydaşları adına 28.3.1955 tarihinde tespit edilmiştir. Hazinenin tapu kayıt miktar fazlasına yönelik açtığı dava dosyasında dosyanın ve eklerinin Tapulama Müdürlüğüne İadesine karar verilmiş, karar kesinleşmekle aynı nedenlerle 16.4.1987 tarihinde yine Osman ve paydaşları adına tespit edilmiştir. İkinci tespite herhangi bir itiraz yapılmamış ancak ilk tespite itiraz çerçevesinde komisyonca itirazın reddine taşınmazın tahdit ve tespit gibi tesciline (tespitine) karar verilmiş, komisyon kararının 3.2.1993 tarihinde hazineye tebliği üzerine süresi içinde hazine tarafından dava açılmıştır. Mahkemece hazinenin davasının görev yönünden reddine, davacı kurumun müracaatı halinde dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar kesinleştiğinde kadastro tespit tutanak suretinin dosya içine konularak, aslının K Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın ilk tespiti 28.3.1955 tarihinde yapılmış kadastro mahkemesinde görülen dava sonunda taşınmazın tespitinin yeniden yapılması için belgelerin kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. Kadastro Müdürlüğünce bu kez yeniden 16.4.1987 tarihinde tespit yapılmış kadastro tutanağı 30.4.1987 ile 1.6.1987 tarihleri arasında 30 günlük askı ilanına çıkarılmıştır. Bu süre içerisinde hazine tarafından tespite karşı dava açılmamıştır. Bu nedenle son kez yapılan bu tespit hazine yönünden kesinleşmiştir. Komisyon gereksiz yere ve 1955 yılında hazinenin yaptığı itirazı gözönünde tutarak hazine itirazının reddine karar vermiş ve bu kararı hazineye tebliğ etmiş isede son kez yapılan tespite karşı hazinenin herhangi bir itirazı söz konusu olmadığından komisyonun kendiliğinden inceleme yaparak karar vermesi hukuki sonuç doğurmaz. Bu durumda hazinenin açtığı dava kesinleşmiş kadastro tespitine karşı olduğundan ve davaya bakmak kadastro mahkemesinin görevi dışında genel mahkemenin görevi içinde olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,10.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy