(1086 S. K. m. 38, 73) (3402 S. K. m. 11, 29, 30, 36)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava konusu 27 parsel sayılı 3450m2 yüzölçümündeki taşınmaz iskan kaydına, vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka dayanılarak Fatma ve paydaşları adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, ayrıca yitik kişilerden kaldığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile dosyada mevcut 13.10.1995 tarihli teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 450m2'lik kısmın parselden ifrazı ile Hazine adına tesciline, parselden geriye kalan 3000m2'lik kısmın komisyon kararında belirtilen davalılara yine komisyon kararındaki hisseleri oranında tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Tespit maliklerinden Salim, Fatma, Fethiye ve Zübüş ile Mehmet' in tespit gününden önce, Şükriye 'nin ise yargılama sırasında vefat ettikleri dosya içeriği ile belirlenmiştir. 4.5.1978 tarih 4/5 tarihli İBK uyarınca ölü kişi aleyhine dava açılamaz ise de, bu kuralın kadastro mahkemelerinde uygulama yeri bulunmamaktadır. Mahkemece tespit gününden önce ve yargılama sırasında öldükleri belirlenen davalıların yasal mirasçıları belirlenmemiş ve mirasçılara dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek, taraf koşulu oluşturulmamıştır. Öğretide ve uygulamada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için az yukarıda vefat ettikleri belirlenen tespit maliklerinin yasal mirasçılarını gösterecek şekilde nüfus aile tabloları getirtilmeli, mirasçılarının kimlikleri bu yolla belirlenmeli, adı geçen mirasçıların tebliğe elverişli adresleri zabıta aracılığı ile sorulup saptanılmalı, bundan sonra dava dilekçesi ve duruşma günü mirasçılara 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, adı geçen mirasçıların gösterecekleri deliller toplanmalı, iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece taraf koşulu oluşturulmaksızın işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 30.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy