(3402 S.K. m.14,20)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 17.2.2004 günü belirlenen saatte temyiz eden aleyhine temyiz istenen Hazine vekili Av.Ulviye Sarp, Mustafa Muammer veresesi Yıldırım İnşaat Taahhüt Ltd.Şti. vekili Av.Güner Türel ve aleyhine temyiz istenen Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili Av.Reşide Özen geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 144 parsel sayılı 38800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kayıtlarına ve zilyetliğe dayanılarak Evin Ertür ve paydaşları adına, 136 parsel sayılı 20850 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ayrı tapu kaydına, vergi kaydına ve zilyetliğe dayanılarak Yıldırım İnşaat Taahhüt İşleri İthalat İhracat Ltd.Şti. adına, 43 parsel sayılı 42700 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise yine ayrı bir tapu kaydına ve zilyetliğe dayanılarak Mustafa Muammer Denizer adına, temyize konu edilmeyen 146 parsel sayılı 17800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz da ayrı bir tapu kaydına ve zilyetliğe dayanılarak Işık Akan adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen Hazine, 144 sayılı parseldeki kayıt miktar fazlasının Hazine adına tescili istemi ile, Vakıflar Genel Müdürlüğü ise dava dışı 49 ve 145 sayılı parsellere revizyon gören tapu kayıtlarının miktarlarına göre tespitlerinin yüzölçümlerinin eksik olduğunu öne sürerek eksikliğin tamamlanması istemi ile tüm parseller hakkında dava açmıştır. Davalar birleştirilerek yapılan yargılama sırasında Naciye Şenol'da 136 sayılı parsel hakkındaki davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı Hazinenin ve katılanın davalarının reddine, davacı Vakıflar İdaresinin davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, 144 sayılı parselin teknik bilirkişi tarafından düzenlenen haritada ( A ) harfi ile işaretlenen 8257 m2, 136 sayılı parselin ( B ) harfi ile gösterilen 3810 m2, temyiz dışı 146 sayılı parselin ( C ) harfi ile gösterilen 7168 m2'lik kısımlarının 145 sayılı parsele eklenmek suretiyle bu parselin yeni miktarı ile Hazine-i evkaftan mazbut Sultan Mecit Vakfı adına, 144, 136 ve 146 sayılı parsellerin kalan miktarlarının aynı parsel numaraları ile tespit malikleri davalılar adlarına, 43 sayılı parselin bilirkişi tarafından düzenlenen haritada ( A ) harfi ile gösterilen 18922 m2'lik kesiminin 49 sayılı parsele eklenmek suretiyle Hacı Halil Nazım Çaloğlu Vakfı adına, kalan 23778 m2'lik kesiminin ise davalı Mustafa Muammer Denizer adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine, davalı Evin Ertür ve paydaşları vekili, davalı M.Muammer Denizer ve davalı Yıldırım İnşaat Taahhüt Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Vakıflar İdaresi kendi adına tespit edilen dava dışı 145 ve 49 parsel sayılı taşınmazların tespitlerine dayanak yapılan tapu kayıtlarının yüzölçümlerine göre eksik tespit edildiğini, bu eksikliğin giderilmesi için, Hazine ise 144 parsel sayılı taşınmazın tespitine dayanak yapılan tapu kaydının miktar fazlasının kendi adına tescili gerektiğini öne sürerek ayrı ayrı dava açmışlardır. Saptanan fiili ve hukuki irtibat nedeniyle dava dosyaları birleştirilmiştir. Mahkemece hükümde açıklanan nedenlere dayanılarak davacı Hazine ile katılanın davalarının reddine, davacı Vakıflar İdaresinin davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ne varki, mahkemece yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı Vakıflar İdaresi, Hazine ve katılanın davalarının nitelikleri dikkate alındığında uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulması için tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmüne uygun şekilde yerine uygulanarak belirlenmesi zorunludur. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı Vakıflar İdaresinin dayandığı dava dışı 145 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören K.Sani 1931 tarih 31 sayılı tapu kaydının dayanağı 11.4.1927 tarih 830-257 sayılı komisyon kararı getirtilip incelenmeli, bu kaydın haritasının bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Öte yandan, davacı Vakıflar idaresinin tutunduğu dava dışı 49 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 26.4.1937 tarih 312 sayılı tapu kaydının dayanağı haritasının yerine uygulanmasına ilişkin uzman bilirkişi raporu ve eki harita dayanaktan yoksundur. Kaldı ki, dava konusu taşınmazlar ile bunlara dıştan komşu parselleri bir arada gösteren uzman bilirkişiler Ahmet Kurolak ve Hasan Dede tarafından düzenlenen haritada dayanılan tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri ayrı ayrı işaretlenmediğinden ve dıştan komşu parsellerin tespitlerine dayanak yapılan tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmediğinden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermeyen bu harita da yetersizdir. O halde öncelikle davacı Vakıflar İdaresinin dayandığı tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı 145 ve 49, Hazinenin tapu kayıt miktar fazlasına yönelik olarak dava açtığı 144 parsel sayılı taşınmazlar ile davaya konu taşınmazları ve bunlara dıştan komşu taşınmazları bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra dıştan komşu taşınmazların tümünün tespit tutanakları, dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, dıştan komşu taşınmazların tespitlerine dayanak yapılan tapu kayıtlarının özellikle ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmesinin zorunlu olduğu dikkate alınmalı, bu kayıtlar Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmeli, vergi kayıtları var ise Özel İdare Memurluğundan getirtilmeli, bundan sonra taşınmazlar başında yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, tarafların tutundukları tapu kayıtları revizyon gördüğü dava dışı parseller göz önüne alınarak ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü gözönünde tutulmalı, bu nedenle davacı Vakıflar İdaresinin dayandığı dava dışı 145 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören K.sani 1931 tarih 31 sayılı tapu kaydının dayanağını oluşturan 11.4.1927 tarih 830-257 sayılı komisyon kararının dayanağı harita var ise bu harita ile dava dışı 49 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 26.4.1937 tarih 312 sayılı tapu kaydının dayanağı harita yerine yöntemine uygun şekilde yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle uygulanmalı, uygulamada haritaların ölçekleri kadastro paftasının ölçeği ile eşitlenerek arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden ve özellikle değişmez nitelikteki sınır sayılabilecek kişi taşınmazları, haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile kenar uzunluklarından ve haritalardan şeklen yararlanılmalı, kapsamları bu yolla belirlenmeli, dayanılan tapu kayıtlarından haritası bulunmayan tapu kayıtlarının kapsamının ise kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri esas alınarak revizyon gördüğü dava dışı parseller de gözönünde bulundurularak yerine uygulanmalı, bu yolla kapsamları sağlıklı biçimde belirlenmeli, yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri var ise bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu denetleme yapılırken komşu parsellerin dayanakları tapu kayıtlarının ilk oluştuğu günde nizalı taşınmazlar yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır tarif ettiği gözönünde bulundurulmalı, özellikle dava dışı 145 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören K.Sani 1931 tarih 31 sayılı sicilde batıda tarif edilen kuru çay sınırı ile güneyde tarif edilen Çalıoğlu Hasan veresesi, kuzeyinde tarif edilen Karaman zeytinliği dava dışı 49 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 26.4.1937 tarih 312 sayılı tapu kaydında kuzeyde tarif edilen Davut zeytinliğinin hangi taşınmaz yada taşınmazlar olduğu duraksamasız belirlenmeli, 144 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 20.6.1949 tarih 95 sayılı sicilden gelen 21.5.1971 tarih 77 sayılı Şubat 334 tarih 27 sayılı sicilden gelen 21.5.1971 tarih 76 sayılı tapu kayıtlarının kapsamları az yukarıda belirtilen şekilde yerine uygulanarak belirlenmeli, uzman bilirkişilerden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, dıştan komşu parsellerin tespitlerine dayanak yapılan kayıtların nizalı parseller yönünü ne biçimde sınır gösterdiği uzman bilirkişice düzenlenen haritada işaretlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine, davalı Evin Ertür ve paydaşları ile davalı M.Muammer Denizer ve Yıldırım İnşaat Taahhüt Limited Şirketinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendilerini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir ve tespit olunan 375.000.000.- lira avukatlık parasının davacı Vakıflar idaresi ile diğer davacı Hazineden alınarak vekille temsil edilen davalılara verilmesine, 16.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy