(3402 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ali ile Güneş tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1900 parsel sayılı 9071 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davacı Ziraat Bankasına tespit edilmiştir. Ali 'nin ayrı tapu kaydına dayanan itirazı komisyonca kabul edilerek taşınmaz bu kez Güneş ile A.Göksel adına tespit edilmiştir. Davacı Ziraat Bankası tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın Ziraat Bankası adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Ali ile Güneş tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Her iki tarafta ayrı kökten gelen tapu kayıtlarına dayanmıştır. Bilindiği gibi harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Medeni Kanunun 719. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi uyarınca kapsam belirleneceği kuşkusuzdur.
Ancak böyle bir harita ve kroki yoksa veya uygulanabilir nitelik taşımıyorsa öncelikle tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittileri ile birlikte tapu sicil müdürlüğünden getirtilmesi, gitti kayıtlarının yüzölçümlerinde veya sınırlarında bir değişiklik varsa dayandığı belgelerin incelenip doğru ve yasal bir nedenin bulunup bulunmadığının araştırılması, doğru esasa dayanmıyorsa ilk tesisindeki sınırlara itibar edilmesi, ayrıca uygulamada yararlanmak üzere varsa komşu taşınmaz kayıtlarının getirtilmesi, böylece yanların dayandığı usulüne uygun olarak çıkarılmış tüm belgeler toplandıktan, dosya öteki yönlerden de keşfe hazır hale geldikten sonra yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişi ve bilirkişiler aracılığıyla uygulama yapılması, kayıtlardaki her sınır yerel bilirkişi veya bilirkişilerden sorulup arazi üzerinde tespit edilmesi; gerektiğinde sınırlar hakkında açıklayıcı bilgiler alınması, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, komşu taşınmaz kayıtlarının da aynı şekilde uygulanarak yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi gerekir.
Öte yandan sınırlar değişebilir nitelikte ise veya sınırlarda açık yönler kalıyorsa kayda değişmez sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarına göre kapsam belirlenmesi ayrıca tapu fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilerden keşifte saptanan bilgi ve bulgulara uygun ve uygulamayı tam olarak yansıtan infaza elverişli rapor veya kroki alınması zorunludur.
Ziraat Bankasının dayandığı ilk tesis kaydı Temmuz 1314 tarih 1 nolu tapu kaydı olup yüzölçümü 60 dönümdür. Bu kaydın daha sonra K.Sani 321 tarih 203 sayılı kayda 2 dönüm 2 evlek olarak intikal gördüğü anlaşılmaktadır. Ne varki, her iki tapu kaydının yüzölçümlerindeki farklılığın haklı hukuksal bir nedene dayanıp dayanmadığı gereği gibi araştırılmamış bu farklılığın nereden ileri geldiği açıklığa kavuşturulmamıştır.
Öte yandan Ziraat Bankasının dayandığı tapu kaydının eldeki davaya konu olan 1900 parsel sayılı taşınmaz dışında, 901 ve 1902 parsel sayılı taşınmazlara da uygulandığı, bu parsellerin de dava konusu edildiği anlaşılmaktadır. Uygulamada bu parsellerin konusu olan dava dosyaları üzerinde durulmamış özellikle Ziraat Bankasının açtığı diğer davalar da dikkate alınarak dayandığı tapu kaydının çerçevesi itibariyle hangi parselleri kapsamına aldığı; kayıt ifraz görmüş ise ifraz kayıtlarının da kök tapu kaydının içerisinde hangi bölümleri kapsadığı saptanarak Ziraat Bankasının dayandığı tapu kaydının kapsamı kesin biçimde belirlenmemiştir. Aynı uygulamanın davacının dayandığı tapu kaydı kapsamının belirlenmesi yönünden de yöntemine uygun biçimde araştırma ve uygulama yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca yukarıdaki ilke ve olguları kapsar biçimde inceleme ve uygulama yapılarak taraf tapularının kapsamlarının belirlenmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerden dolayı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy