(3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 161 ada 1 parsel sayılı 42,65 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağışlama ve zilyetliğe dayanılarak Şerafettin ve Hulki H. adına, aynı ada 3 parsel sayılı 215.06 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle Hulki H. adına, aynı ada 4 parsel sayılı 228.36 m2 yüzölçümündeki taşınmazda yine aynı nedenle Şerafettin H. adına tespit edilmiştir. Davacı Selahattin H. miras yoluyla gelen hakka ve zilyetliğe dayanarak taşınmazların kök murisleri Mehmet H. mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazlar üzerinde tespit gününde adlarına tescile karar verilen zilyetleri davalılar yararına 3402 sayılı K.K.nun 14. maddesi hükmün öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı taraf taşınmazların ortak miras bırakanları Mehmet H.'ya ait olduğunu ölüm gününden sonra mirasçıları arasında paylaşılmadığını, bu nedenlerle dava konusu taşınmazların tüm mirasçılar adına payları oranında tescili gerektiğini öne sürerek dava açmıştır. Davalı taraf bağışlamaya ve zilyetliğe dayanmıştır. Dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı Mehmet H.'ya ait olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacının iddiasına göre Uyuşmazlık ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra terekesinin yöntemine uygun şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı yönünde toplanmıştır. Davalı tarafın savunması dikkate alındığında uyuşmazlığın dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan Mehmet tarafından sağlığında davalı tarafa bağışlanıp bağışlanmadığı yönünden toplanmıştır. Dava konusu taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığı menkul hükümlerine tabi olduğu ve ortak miras bırakan Mehmet H.'ya ait olduğu yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık ortak miras bırakanın sağlığında dava konusu taşınmazların davalılara bağışlanıp bağışlanmadığı yada ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde paylaşılıp paylaşmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Dosya içeriğine göre mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Keşifte bir bilirkişi ve iki tanık dinlenmiş olmasının nedenleri de hüküm yerinde tartışılmamıştır. Öte yandan keşifte saptanan hukuksal olgu ile bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık olduğu halde tutanak bilirkişilerinden Mustafa K. dinlenmiş diğer tutanak bilirkişileri dinlenmemiş nedenleri de karar yerinde açıklanmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dinlenmeyen tutanak bilirkişileri tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı yerel ve uzman bilirkişi aracılığıyla taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakan Mehmet H.'nın ölüm gününden sonra az yukarıda açıklandığı şekilde terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı yada muris tarafından sağlığında dava konusu taşınmazların davalılara bağışlanıp bağışlanmadığı yönünde olaylara dayalı bilgi alınmalı, ortak miras bırakanın tüm terekesi tespit edilmeli, dava dışı başka taşınmazlar var ise bunların tespit tutanakları ve dayanakları belgeler davalı iseler dava dosyaları getirtilip incelenmeli, kesinleşenler var ise tespitlerin hangi hukuksal olguların esas alındığı incelenmeli, özellikle davalı tarafın savunmasında geçen 151 ada 7 parsel sayılı taşınmazla ilgili tespit tutanağı ve dayanağı belgeler davalı ise dava dosyası getirtilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm isabetsiz davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy