(3402 S.K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 145 ada 52 parsel sayılı 70750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Hazinenin dağıtımı ile oluşan tapu kaydına dayanılarak Seyfettin Kaplan adına tespit edilmiştir. Hazine taşınmazın Hazine arazisi olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz 4753 ve 5618 sayılı yasalar uyarınca Hazinenin tahsis ve temliki ile oluşan tapu kaydına dayanılarak davalı taraf adına tespit edilmiştir. Hazine taşınmazın Hazine arazisi olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalının dayandığı tapu kaydının dayanağı haritanın 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmüne uygun şekilde yerine uygulanmadığı, uzman bilirkişinin bu konuda düzenlediği harita ve raporun dayanaktan yoksun olduğu dosya içeriğiyle belirlenmiştir. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yerel ve uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmalı, kadastro paftasının ölçeği ile davalı tarafın dayandığı tapu kaydının dayanağı haritanın ölçeği eşitlenmeli, her iki harita çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca kapsamı haritasına göre belirlenmeli, uygulamada her iki haritada tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, davalının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy