(4721 S. K. m. 684, 686, 687, 1012)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay' ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi gereği görüşüldü:
Karar: Davacı Z., 110 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın beyanlar hanesinde gösterilmesi için dava açmıştır. Aynı konuda açılan ve sonuçlanan davadan Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.2.2003 gün 2003/87-331 E.-K. sayılı hükmün kesinleştiği dosya içeriği ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca taraflar arasında koşulları usulün 237. maddesi hükmünde öngörülen biçimde kesin hükmün varlığının kabulü gerekir. Bu kural olarak kesin hüküm olumsuz dava koşullarındandır. Bu olgu kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur. Kaldı ki, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsendiği gibi taşınmaz üzerindeki kavak ağaçları belli zaman sürecinde kesilmesi mümkün olduğundan muhdesat olarak da kabul edilmemektedir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular göz önünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy