(3402 S. K. m. 14, 16/B)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı-davalı Rıfat Akural tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 117 parsel sayılı 23400 m2 ve 268 parsel sayılı 2920 m2 yüzölçümlerindeki taşınmazlar harman yeri niteliğiyle Hancağız Köy Tüzel Kişiliği adına köy orta malı olarak sınırlandırılmış, 181 parsel sayılı 28000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak Hazine adına tespit edilmiştir. Abubekir(Ebubekir) Akural'ın zilyetliğe dayalı 181 parsele yönelik itirazı kabul edilerek 181 parsel komisyonca Abubekir, Şakir, Ramazan, Feyzullah Akural(Akvural) adlarına tespit edilmiştir. Abubekir Akural'ın 268 parsele ve Ramazan Akural'ın 117 parsele yönelik zilyetliğe dayalı itirazları komisyonca reddedilmiştir. Hazine ilk tespit nedenlerine dayanarak 181 parsele ve (Abubekir mirasçısı) Rıfat Akural kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 117 ve 268 parsellere dava açmışlar, davalar birleştirilmiştir. Mahkemece Hazinenin davasının kabulüne, Rıfat Akural davasının reddine, 117, 181 ve 268 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı-davalı Rıfat Akural tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 181 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde davacı Rıfat yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinmenin diğer koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Ne varki, davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde, aynı çalışma alanı içerisinde bir kişinin kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla edinebileceği toplam taşınmaz miktarı sulu toprakta 40 kuru toprakta 100 dönüm olarak belirtilmiştir. Mahkemece bu olgu dikkate alınarak yapılan araştırma ve soruşturmaya göre davacı Rıfat ve miras bırakanları adına kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla aynı çalışma alanı içerisinde 100 dönümden fazla taşınmaz mal tespit ve tescil edildiği saptanmıştır. Bu olgular dikkate alınarak 181 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Rıfat'ın 181 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 5.140.000.- lira harcı hükmü temyiz eden davacı Rıfat Akural'dan alınmasına,
2- Dava konusu 117 ve 268 parsel sayılı taşınmazların kamu malı niteliğinde harman yeri olduğu mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller, keşif, uygulama, dosya içeriği ile belirlenmiştir. Bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak 117 ve 268 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davaların reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından Rıfat Akural'ın açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne varki, 117 ve 268 parsel sayılı taşınmazlar harman yeri olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak dava reddedildiğine göre 117 ve 268 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü gereğince harman yeri olarak sınırlandırılmalarına karar verilmesi gerekirken, hazine adına tesciline karar verilmiş olması isabetsiz ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinden A ve B bentlerinin çıkarılmasına yerine "dava konusu 117 ve 268 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca harman yeri olarak sınırlandırılmasına" sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 2.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy