(1086 S. K. m. 237) (3402 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 25.01.2005 günü belirlenen saatte temyiz edenlerden Hazine vekili Av. K.A. geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava niteliği ve içeriği itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile dava ve temyize konu taşınmaz hakkında daha önce açılan davalar sonucunda verilen 16.02.1999 gün 997/1178-999/140 ve 13.11.986 gün 984/378-986/929 E.-K. sayılı yargı denetiminden geçerek kesinleşen hükümlerin niteliği ve içeriği ile kapsamı ve dayanakları haritalara göre dava ve temyizi konusu 2640 parsel sayılı taşınmazın eylemli biçimde Devlet karayolu olduğu saptanmıştır. Gerçekten az yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Antalya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi ile Antalya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen ilamlarının içeriği dikkate alındığında sözü edilen ve kesinleşen hükümlerin tarafları hakkında kesin hüküm oluştuğu tartışmasızdır.
Öte yandan sözü edilen ve kesinleşen hükümlerin tarafı olmayanları hakkında ise kesinleşen ilamların güçlü delil niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Kural olarak koşulları Usulün 237. maddesi hükmünde öngörülen biçimde kesin hükmün varlığı halinde aynı taşınmaz ya da taşınmazlara ilişkin sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümleneceği tartışmazdır. Öte yandan kesin hükmün taraftarının akdi ve irsi haleflerini de bağlayacağı tartışmasızdır. Kesin hükmün tarafı olmayanlar yönünden ise az yukarıda açıklandığı gibi güçlü delil niteliğindedir. Kuşkusuz güçlü delilin aksi daha güçlü deliller ile kanıtlanabilir ise de somut olayda bu olgu kanıtlanamamıştır. Mahkemece saptanan bu hukuksal olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine ile davalı karayolları idaresinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Sonuç: Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı hazine yararına takdir ve tespit olunan 400.000.000 ( 400 )YTL avukatlık parasının davacıdan alınarak davalı Hazine'ye verilmesine, 25.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy