(3402 S. K. m. 5, 27) (1086 S. K. m. 8, 427)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava konusu taşınmazların tespiti davalı olduklarından söz edilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5. maddesi hükmü uyarınca malik haneleri açık bırakılmak suretiyle yapılmıştır. Tespit gününden önce genel mahkemeye açılan tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kural olarak görevsizlik kararları işten el çekme niteliğinde olup temyiz kabiliyetleri vardır. Bunun doğal sonucu olarak sözü edilen görevsizlik kararının kesinleşmesi zorunludur. Ne var ki görevsizlik kararı taraflarına yöntemine uygun şekilde tebliğ edilip kesinleştirilmemiştir. Görevsizlik kararı kesinleşmedikçe kadastro hakiminin davaya bakması usul hükümlerine aykırıdır. O halde tespit gününden önce genel mahkemeye açılan ve 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi hükmü uyarınca görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarılan dava ile ilgili olarak oluşturulan görevsizlik kararı taraflarına tebliğ edilmeli, bu hükmün kesinleşmesi beklenilmeli, kesinleştiğinde aktarılan davanın kapsamı ile sınırlı olarak uyuşmazlığın çözümleneceği göz önüne alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, 15.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy