(2942 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 129 ada 392 parsel sayılı 13.456.35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı aynı ada 22 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören vergi kaydının miktar fazlası olarak mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı E. Ü. satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tesbit gibi mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Davacı tarafın dayandığı dava dışı 22 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören vergi kaydının miktar fazlasından oluşan çekişmeli taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Gerçekten dayanılan vergi kaydının batısında mera sınır yeri olarak tarif edilmiştir. Taşınmazın güneybatı sınırını eylemli biçimde 168 parsel sayılı mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen taşınmaz oluşturmaktadır. Hal böyle olunca kayıtta tarif edilen sınır yeri eylemli durumla doğrulanmıştır. Bu durumda vergi kaydı miktar fazlasından oluşan çekişmeli taşınmazın sınırındaki eylemli meraya el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir. Dayanılan vergi kaydında doğuda yol tarif edilmiş ise de yolun batıda olduğu dikkate alındığında mera sınırının yanılgıya dayalı olarak batıda gösterildiği ve doğuda olduğu kuşkusuzdur. Gerçekten güneydoğuda eylemli biçimde 168 parsel sayılı mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tesbit edilen taşınmaz ve onun güneyinde de Dandin Devlet Ormanı bulunmaktadır. Bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Mahkemece bu olgular gözönüne alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 1.100.000 (1.10) YTL ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy