(3402 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle; davacıların dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın yarısında bağımsız hak sahibi olduklarını diğer yarısında ise payları olduğunu oysa tüm parselin paylı olarak tespit edildiğini, itirazlarında ise parselin kuzey kesiminde bir dönüm çayırlığın bağımsız olduğunu, arta kalanın aylı bulunduğunu ileri sürdüklerini bu durumda davacı tarafın davalarının açıklattırılması gerektiğini 14 nolu tapu sahibi Ali oğlu İbrahim'e olan irs ilişkilerinin ispat ettirilmesi gerektiği, kabule göre de tapu kayıtlarının kapsamlarının belirlenmesinde 14 ve 19 nolu tapu kayıtlarının mevkii ve sınırları itibariyle birbirine bitişik taşınmazlarla ilgili olamayacağı dikkate alınarak tüm komşu parsel tutanakları ve onların dayanağı olan kayıtların getirtilerek 3402 sayılı Yasanın 20. maddesi hükmünce yeniden uygulama yapılarak kapsamlarının belirlenmesi ve dava ile sınırlı olarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan uygulama sonucunda davanın kabulü ile 377 sayılı parselden teknik bilirkişinin raporunda A harfi ile gösterilen 2600 m2'lik kısmın kesilerek son parsel numarası verilerek müstakilen B. Ünlü ve K. Ünlü adına müştereken, B harfiyle gösterilen 1800 m2'lik kısmında tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. O halde hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde araştırma, soruşturma ve uygulama yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de bozma kararında öngörüldüğü halde davanın payla sınırlı olarak çözümlenmemiş olması dahi isabetsiz, davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy